Basın iş kanununa tabi televizyon spikerinin haksız feshedilen iş sözleşmesi sonrası kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının günlük %5 fazlalığı talepleriyle temyiz incelemesi.
Özet: Davacının bir medya kuruluşunda spiker olarak çalıştığı ve iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle kıdem, ihbar, ücret, yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil alacakları talebiyle açtığı davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, fesih haksız olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına, ayrıca bir kısım ücret ve izin alacağının bulunduğuna karar vermiş, ancak fazla çalışma talebini ispat edilemediği gerekçesiyle reddetmiş, 5953 sayılı Kanundaki ilgili maddelerin iptali nedeniyle alacaklara günlük %5 fazlalık uygulanması talebini de reddederek, belirli bir dönem hariç asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu tespit etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8159 E.  ,  2025/8706 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/395 E., 2025/156 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı ... (...) vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılı Şubat ayında davalı ...'de çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 11.01.2016 tarihine kadar davalı ...’nin; ... 1, ... ve ... kanallarında ana haber spikerliği, sabah haberleri spikerliği, gece haberleri spikerliği dâhil birçok haber ve program hazırlayıp sunduğunu, asıl işverenin davalı ... olduğunu, meslekteki kıdeminin 5 yıldan fazla olduğunu, en son net ücretinin 7.500,00 TL olduğunu, 2015 Aralık ayı ve 2016 Ocak ayı çalışmalarından hak ettiği ücretlerin eksik ödendiğini, fazla çalışma ücretlerin de ödenmediğini, bu alacağın günlük %5 fazlası ile ödenmesi gerektiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığından bu çalışmasına ilişkin ücretlerin kendisine ödenmesi gerektiğini, sadece son 2 yıl birer hafta yıllık ücretli izin kullanabildiğini, diğer dönemlerde yıllık ücretli izin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, ücret alacağı günlük %5 fazlalığı, fazla çalışma alacağı, fazla çalışma günlük %5 fazlalığı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağının günlük %5 fazlalığı, yıllık ücretli izin alacağı, yıllık ücretli izin alacağının %5 fazlalığı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davacının işvereni olmadığını, asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, Kurumun davacının bağlı olduğu Şirket ile hukuki ilişkisinin doğrudan temin yöntemi ile yapılan özel hukuk sözleşmesine dayandığını, dava konusu olayın kısmi davaya konu edilemeyeceğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yasal dayanağının bulunmadığını, davacının sözleşmesini Kurumun feshetmediğini, diğer alacak taleplerinin de dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli kararı ile; dosya kapsamından davacının 11.05.2011-11.01.2016 tarihleri arasında asıl işveren ... nezdinde toplam 3 yıl 5 ay 9 gün süre ile televizyon spikeri olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği ve feshin haklı nedene dayandığının ispat edilemediği, Ocak 2016 ayına ilişkin 11 günlük ücretin ödenmediği, davacının ödenmemiş 70 gün yıllık ücretli izin hakkı olduğu, fazla çalışmanın ispatlanamadığı, giriş çıkış kart kayıtları ve devam çizelgelerinden davacının 2014-2015 yılları arasında 5,5 gün ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ücret alacaklarının günlük %5 fazlasıyla tahsiline ilişkin 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'daki (5953 sayılı Kanun) maddeler Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğinden anılan taleplerin reddi gerektiği gerekçeleriyle 23.07.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 15.11.2022 tarihli kararı ile; davacının, davalı işverenler bünyesinde televizyon spikeri olarak çalıştığı, 5953 sayılı Kanun'a tâbi olduğu, işverenler tarafından davacının iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sonlandığının ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, 01.03.2012 - 19.05.2013 tarihleri arasındaki dönemde, davacının işvereni olan Şirketler ile davalı ... arasında herhangi bir hizmet alım ilişkisi ve diğer davalılarla herhangi bir bağ tespit edilemediğinden davacının bu dönem çalışmasının dışlandığı, Anayasa Mahkemesince 5953 sayılı Kanun'da ödenmeyen fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının günlük %5 fazlasıyla tahsiline ilişkin maddeler iptal edildiğinden davacının alacakların %5 fazlasıyla tahsiline ilişkin taleplerinin Mahkemece reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını ispat edemediği, davalı ... ve davalı Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçeleriyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının 01.03.2012-20.05.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının hizmet süresinde dikkate alınmamasına itiraz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince 01.03.2012-19.05.2013 tarihleri arasındaki dönemde, davacının işvereni olan Şirketler ile davalı ... arasında herhangi bir hizmet alım ilişkisi ve diğer davalılarla herhangi bir bağ tespit edilemediğinden davacının bu dönem çalışmasının dışlanmasının yerinde olduğunun belirtildiği, davacı tanığı G.B.S.A'nın davacı ile Ocak 2013 ile Aralık 2015 tarihleri arasında ... kanalında çalıştıklarını, diğer davacı tanığı P.O.D'nin ise davacının yaklaşık 2 yıl ... kanalındaki gece 00.00'da başlayıp 01.00'de biten ... programını sunduğunu, davacının ... kanalı 2015 Aralık ayında kapatıldıktan sonra ... 1'e geçtiğini, burada ana haber spikeri olarak çalıştığını beyan ettikleri, davacının dava dilekçesinde ... arşiv kayıtlarına, Youtube videolarına dayandığı, yargılama aşamalarında da yayınlara ilişkin adres linkleri bildirdiği, davacının iddialarının tanık beyanları ile desteklendiği, dayandığı diğer deliller de toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre hizmet süresinin yeniden belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda dosya adli görüntü incelemeleri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek, davacı vekilinin 29.01.2024 tarihli dilekçesinde belirttiği internet sitesi linklerinde yer alan görüntülerin incelendiği, bu görüntülerin hangi tarihlerde yayınlandığı ve davacının görüntülerde yer alıp almadığına ilişkin rapor alındığı, davacının alacaklarının yeniden hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Islah dilekçesini duruşmadan önce dosyaya sunduklarını,
b. 04.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın, bozma öncesi yargılamada sundukları 15.10.2020 tarihli ıslah dilekçesindeki miktar sınırları içerisinde olduğunu, bu şartlarda ayrı bir ıslah dilekçesine gerek olmasa da duruşmadan önce bozmadan önce yer alan alacak kalemlerini tekrar ıslah ettiklerini,
c. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin kanuna aykırı olduğunu, reddedilen miktarların üzerinde vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın husumetten reddi gerektiğini,
b. Dava konusu olayın kısmi davaya konu edilemeyeceğini,
c. Kurumlarının 5953 sayılı Kanun'a tâbi olmadığını,
d. Davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebinin yasal dayanağı bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet süresi ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) uyarınca aynı alacak için ıslah hakkı bir kereye mahsus olarak yapılabileceğinden, davacı vekilinin ikinci ıslah dilekçesi duruşmadan önce verilmiş ise de ikinci kez ıslah niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre dikkate alınmamış olması isabetli olup bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dairemizin 12.05.2022 tarihli ve 2022/5057 Esas, 2022/5879 Karar sayılı kararında, Anayasa Mahkemesinin 5953 sayılı Kanun’un 04.01.1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değişik ek 1/8 hükmünün 2. cümlesinin iptaline dair 19.11.2019 tarihli ve 30953 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 19.09.2019 tarihli ve 2019/48 Esas, 2019/74 Karar sayılı iptal kararının görülmekte olan davada fazla çalışmanın ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının günlük %5 fazlalıklarına etkisi; Dairemizin 10.06.2024 tarihli ve 2024/6978 Esas ve 2024/9558 Karar sayılı kararında ise Anayasa Mahkemesinin 5953 sayılı Kanun’un 04.01.1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değişik 14/2 hükmünün iptaline dair 14.02.2020 tarihli ve 31039 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25.12.2019 tarihli ve 2019/108 Esas, 2019/101 Karar sayılı iptal kararının görülmekte olan davada ücret alacağının günlük %5 fazlalığına etkisi değerlendirilmiş olup sözü edilen taleplerin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle reddi gerektiği, ayrıca 5953 sayılı Kanun’un 14/2 ile ek 1/8 hükümlerinde düzenlenen %5 fazlalıklara dair talepler reddedildiğinden, Dairemizce bu ret nedeniyle oluşan miktar bakımından hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı gözetilerek davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece dava konusu ücret alacağının günlük %5 fazlalığı, fazla çalışma alacağının günlük %5 fazlalığı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının %5 fazlalığı ile bu alacaklardan yapılan indirim dışında reddedilen miktar dikkate alındığında, davalı yararına hükmedilen vekâleti ücretinin hatalı belirlendiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (12) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “200,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ...'ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.