Yargıtay 6. Ceza Dairesi, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi dolduğundan mahkumiyet hükmünü bozarak davanın düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme ve birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen mahkumiyet hükmü, yapılan incelemede, suç tarihi ile karar tarihi arasında Türk Ceza Kanununda öngörülen on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ve denetim süresindeki suç tarihine ilişkin duran süreler de dikkate alındığında dolmuş olduğu tespit edilerek bozulmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/4557 E.  ,  2025/9879 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/775 E. 2024/64 K.
SUÇLAR: Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 116/1, 119/1-c maddelerine uyan mala zarar verme ve birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 24.05.2019 tarihi ile denetim süresinde işlenen suç tarihi olan 29.05.2021 tarihi arasında duran süre de göz önüne alındığında, suç tarihi olan 11.03.2010 tarihinden karar tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.