Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, terör örgütü üyeliğinden kesinleşen mahkumiyet sonrası hakim hakkında verilen meslekten çıkarma cezasını onayan Daire kararını temyiz incelemesi sonucu hukuka uygun buldu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kesinleşmiş 8 yıl 9 ay hapis cezası alması nedeniyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarılan bir kişinin, bu disiplin kararının iptali ile maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı, davacının altı aydan fazla hapis cezası almış olmasıyla meslekten çıkarma koşullarının gerçekleştiği ve kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onanarak davacının temyiz istemi reddedilmiştir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1574 E.  ,  2024/2721 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1574
Karar No : 2024/2721
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2022 tarih ve E:2021/5255, K:2022/9483 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve parasal hakları ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2022 tarih ve E:2021/5255, K:2022/9483 sayılı kararıyla; Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat olunan silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılama neticesinde, davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu mahkumiyet hükmünün kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleştiği, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “Taksirli suçlar hariç olmak üzere altı aydan fazla hapis cezası almış olmak” halinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği anlaşıldığından, 2802 sayılı Kanun’un 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Davacının kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir" hükmü uyarınca meslekten çıkarılması için öngörülen koşul gerçekleştiğinden, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, disiplin soruşturmasına konu eylemlerin somut delile dayanmadığı ve ilgililerce kanun yollarına başvuru sebebi olarak ileri sürülebilecek, hakim ve savcıların yargı yetkisi ve takdiri kapsamında kalan hususlara ilişkin olduğu, disiplin suçu oluşturduğu ileri sürülen, sanık hakkında tutukluluğun devamı içerikli mütalaayı, bir gün öncesinden arızi olarak görevlendirildiği duruşmada verdiği, mütalaanın icrai bir yargısal faaliyet olmadığı, Ağır Ceza Mahkemesi heyetince, sanığın aynı duruşmada tahliye edilmesine karar verildiği, kendisi ile birlikte aynı eylemler sebebiyle şikayet edilen bir kısım hakim ve cumhuriyet savcısı hakkında soruşturma izni verilmediği, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/11/2022 tarih ve E:2021/5255, K:2022/9483 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.