Yargıtay, Adalet Bakanlığının usulüne uygun haberdar edilmemesi ve kamu malına zarar verme suçunda dava zamanaşımı nedeniyle mahkumiyet kararını bozarak davanın düşmesine hükmetti.
Özet: Kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, suçtan zarar gören Adalet Bakanlığının yargılama sürecinden usulüne uygun haberdar edilmemesi ve daha da önemlisi, söz konusu suç için Türk Ceza Kanununda belirtilen sekiz yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan mahkûmiyet kararının verildiği günden itibaren inceleme tarihine kadar dolmuş olması sebebiyle bozulmuş; bu bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kamu davasının yasal zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/3822 E.  ,  2025/9868 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/751 E., 2016/434 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN: Adalet Bakanlığı
SUÇ: Kamu malına zarar verme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi uyarınca hükümleri temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören Adalet Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, yerel mahkemece gerekçeli kararın tebliğ edilmesi üzerine 21.10.2024 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Adalet Bakanlığının kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 152/1-a maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.05.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.