Müessir fiil cezasında uyarlama talebinin duruşmasız reddedilmesi kararının, lehe yasa karşılaştırması için duruşmalı yapılması gerektiğinden bozulması.
Özet: Eski Türk Ceza Kanunu kapsamında kesinleşmiş müessir fiil mahkumiyetine ilişkin infaz aşamasında yapılan kanun uyarlama talebinin, lehe kanunun tespiti ve takdir hakkının kullanılması için duruşmalı inceleme yapılmadan yerel mahkemece evrak üzerinden reddedilmesi işlemi, hukuka aykırı bulunarak bozularak, uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/393 Değişik İşSUÇ : Müessir fiil KARAR : Uyarlama talebinin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaAnayasanın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34/2. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, hükümde kararın itiraz yoluna tabi olduğu belirtilerek, merciide yanıltma yapıldığı anlaşılmakla, hükümlünün talebinin temyiz istemi niteliğinde olduğu ve süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.Hükümlü hakkında verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.1996 tarihli ve 1992/372 Esas, 1996/492 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında iki müştekiye yönelik müessir fiil suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 456/2, 457/1, 59, 71. maddeleri gereği verilen 4 yıl 8 ay 80 gün hapis cezasına dair mahkumiyetin temyiz edilmeksizin 04.11.1996 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.2.İnfaz aşamasında dosyanın talep üzerine yeniden ele alınması ile Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli ve 2014/393 Değişik İş sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın evrak üzerinden "uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve infazına kaldığı yerden devamına" dair karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİHükümlünün temyiz sebepleri özetle; uyarlama yapılarak lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE765 sayılı Kanun uygulanarak verilmiş ve kesinleşmiş olan hükümlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5252 sayılı Kanun) 9. maddesi uyarınca yeniden ele alınıp, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde somut karşılaştırma yapılarak uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan yasanın belirlenmesi ve uygulanması sırasında takdir hakkının kullanılması söz konusu olduğundan, duruşmalı inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, duruşma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.V. KARARGerekçe bölümünde açıklanan "uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2014 tarihli ve 2014/393 Değişik İş sayılı kararına yönelik hükümlünün temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.