Yargıtay 6. Ceza Dairesi, mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararını dava zamanaşımı nedeniyle bozarak düşme kararı verdi.
Özet: Mala zarar verme suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanığın temyiz başvurusu üzerine, üst mahkemece yapılan incelemede, ilgili yasal düzenlemelerde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı ana kadar dolmuş olduğu tespit edilmiş; bu nedenle, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bozularak, yeniden yargılama yapılmasına gerek kalmadan, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/3621 E.  ,  2025/9866 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza

SAYISI: 2016/205 E., 2016/500 K.
ŞİKAYETÇİ:
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.05.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,
Bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.