İşverenin 6356 sayılı Kanun kapsamında sendika yetki tespitindeki işçi sayısı hatası itirazının Yargıtay tarafından onanması kararı.
Özet: Davacı işverenin, Bakanlıkça davalı sendika lehine verilen yetki tespit yazısının, işyerlerindeki işçi ve sendika üyesi sayılarının hatalı olduğu gerekçesiyle iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesi, tespit tarihinde belirli sayıda işçi ve sendika üyesi bulunduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir; temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme ise, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini tespit ederek, bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/8218 E.  ,  2025/8689 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/619 E., 2025/1473 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/136 E., 2024/392 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendika tarafından müvekkili Şirkete ait işyerleri bakımından yapılan başvuru üzerine davalı Bakanlıkça verilen 02.02.2024 tarihli ve 337839 sayılı yetki tespit yazısının usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkiline ait 3 işyerinden oluşan işletmenin tamamındaki işçi sayısının yetki başvurusu tarihinde 1 76... olduğunu, ayrıca Bakanlıkça tespit edilen sendika üyesi işçi sayısının da hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 02.02.2024 tarihli ve 337839 sayılı yetki tespit yazısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davacının işçi sayısına dair iddialarının dava konusu yetki tespitini dolaylı biçimde teyit ettiğini, davacının somut delille desteklenmeyen iddialar ileri sürdüğünü belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 3 işyeri bulunduğunu, bu bağlamda işletme düzeyinde yetki tespiti yapıldığını, bu doğrultuda Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, yetki tespitinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, dosya kapsamına alınan kayıtlara göre yetki tespit tarihinde davacıya ait işyerlerinde 173 işçinin çalıştığı, 90 işçinin davalı Sendika üyesi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Yetki tespitine esas alınan işçi sayılarının hatalı olduğunu,
2. İşyerinin işçi sağlığı ve güvenliği kuralları çerçevesinde kapatıldığını, çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin feshedildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.