8. Ceza Dairesi, cezaevindeki sanığa kanun yolu bildiriminin usulüne uygun yapılmaması ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunda olağan zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle mahkumiyet hükmünün bozularak kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın yokluğunda verilen hükmün kanun yolu bildiriminde, temyiz başvuru hakkının kullanımında yanılgı oluşturulması nedeniyle temyiz isteminin süresinde kabul edilmesinin ardından yapılan incelemede, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının dayandığı eylem için Türk Ceza Kanununun 66/1-e maddesi uyarınca öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 21.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararından 03.07.2024 tarihine kadar gerçekleştiği tespit edildiğinden, yargılamaya devamla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna karar verilerek sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/218 E,2025/367 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Karar ve tebliğ tarihinde başka suçtan cezaevinde bulunan sanığın yokluğunda verilen hükmün kanun yolu bildiriminde, bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı temyiz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmemesi nedeniyle kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında yanılgı oluşturulduğundan, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmakla , sanığın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle temyizin reddine ilişkin 04.07.2025 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan ön incelemede; Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, durma kararının verildiği 03.07.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Rize 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.205 tarihli (asıl karar) ve 2025/218 Esas, 2025/367 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.