Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının temyizi üzerine, savunmanın yetersiz delil ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi iddialarının reddedilerek hükmün hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Hakaret suçundan mahkumiyet kararı alan sanık hakkında verilen hükme karşı istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin yetersiz delil iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş; sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda, sanığın eyleminin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve mahkumiyet kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilerek temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2330 E., 2022/1601 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; şikayetçilerin soyut ve çelişkili beyanları dışında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığından ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, şikayetçilerinin beyanları, tanık anlatımı, olay tutanağı, adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.10.2025 tarihinde karar verildi.