2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında emsal belirleme ve bilirkişi raporu itirazlarının Yargıtay 5. Hukuk Dairesince temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kamu idaresinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesince kabul edilerek belirlenen bedele her iki tarafın da itiraz etmesi üzerine, istinaf mahkemesinin emsal değerlendirmesi, bedel tespiti ve kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca davalı tarafın kendi görevlilerince hazırlanan ekspertiz raporunun uzman görüşü niteliğinde görülmediği gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmesi ve akabinde davacı idarenin bu kararı temyiz etmesi sürecini özetlemektedir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1265 Esas, 2024/2399 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/42 Esas, 2022/371 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 53... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından belirlenen bedelin fahiş olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin taşınmazın değerini belirlerken yanlış emsal seçtiklerini ve yanlış emsale göre hesaplama yaptıklarını, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre taşınmaza emsal olarak seçilen taşınmazın aynı mahallede olması gerektiğini, bedel olarak da tapudaki değerinin dikkate alınması gerektiğini, bilirkişilerin enflasyon oranını hiç dikkate almadan satışlar olağan zamanlardaki gibi gözetilerek hesaplama yaptıklarını, taşınmazın yıpranma payının oldukça düşük hesaplandığını, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden, özellikleri itibarıyla dava konusu taşınmaza en benzer nitelikte olan ve satış tarihi dava tarihine en yakın olan taşınmazların emsal olarak alınması gerektiğini, (Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2008/5269 Esas, 2008/5869 Karar sayılı kararı) dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz arasındaki yüzölçümü farkı dikkate alındığında, taşınmazın gerçek değerinin tespitine ilişkin belirtilen içtihat ve doktrin kriterlerinden uzak olduğunu, (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2004/625 Esas, 2004/2232 Karar sayılı kararı) kurumlarınca dava konusu taşınmaza ilişkin ekspertiz raporu hazırlandığını, bu raporda ... Mahallesi 3 31... parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alındığını, bilirkişi raporunda taşınmazın satış tarihindeki metrekare birim değeri dava tarihine güncellenirken yerleşik Yargıtay kararlarında benimsendiği üzere dava tarihindeki vekili ÜFE oranı baz alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken TEFE oranının baz alınmış olmasının hatalı olduğunu, emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmaz benzerlik göstermediğini, farklı konumlarda bulunan eski tarihli bir satışın emsal alınmasının dava konusu taşınmazın bedelinin olduğundan daha düşük hesaplanmasına sebep olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde ve davalı tarafından sunulan ekspertiz raporunun davalı kurum görevlilerince düzenlenmesi ve bu görevlilerin uzmanlık alanının "Harita Mühendisliği" olması gözetildiğinde, bu raporun uzman görüşü niteliğinde bulunmadığının ve dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile arasındaki farklı tespitlerin çelişkili kabul edilmeyip ekspertiz raporuna değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştirV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.