İşçinin amirine karşı davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin haklı fesih mi geçerli fesih mi olduğu ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini değerlendiren 9. Hukuk Dairesi kararı.
Özet: Davacı işçinin amiriyle yaşadığı bir tartışma sonucu iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, işçinin davranışının haklı fesih ağırlığında olmasa da geçerli fesih nedeni oluşturduğu ve bu sebeple kıdem ile ihbar tazminatına hak kazandığı yönünde karar vermiştir; işveren ise, işçinin amirine karşı sözlü ve fiziki sataşmasının fesih için yeterli haklı neden teşkil ettiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6834 E.  ,  2025/8427 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/157 E., 2025/1938 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Batı 4. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/176 E., 2024/427 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.12.2012-18.01.2023 tarihleri arasında davalı bünyesinde bakım/tadilat işlerinden sorumlu personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 16.01.2023 tarihinde davalı Şirkette çalışan ve Şirket yönetiminde yer alan şahısların akrabası olan D.Y. ile yaşadığı uyuşmazlık sebebiyle 18.01.2023 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II -(d) ve (e) hükümleri uyarınca feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshedilmesine gerekçe gösterilen olayların müvekkili tarafından değil D.Y. isimli çalışan tarafından başlatıldığını, on yılı aşkın bir süredir davalı Şirket bünyesinde çalışan ve bu süreçte tek bir olumsuz davranışı bulunmayan müvekkilinin sadece kendisine sataşan başka bir işçiye cevap vermesi neticesinde herhangi bir uyarıda bulunulmaksızın iş sözleşmesinin feshine karar verilmesinin ölçülülük ilkesine uygun olmadığını ileri sürerek davalı işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen (45) ve (46) numaralı işten çıkış kodlarının haksız olduğunun ve bildirilmesi gereken işten çıkış kodunun (04) olması gerektiğinin tespiti ile kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; D.Y'nin davacının amiri olduğunu, davacının amirinin onayı olmadan bir işe başladığını ve işle ilgili sorgulama yapıldığında sinirlendiğini, amirine karşı hitap etmemesi gereken şekilde sesini yükselterek, ismiyle hitap ederek ve "Sen" kelimelerini kullanarak sözler sarf ettiğini, davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından davranış nedeniyle disiplin tahkikatı sonunda feshedildiği, davacının feshe konu edilen davranışının haklı neden teşkil edecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı, davacının uyarma ya da diğer bir disiplin cezasıyla da cezalandırılabilecekken iş sözleşmesinin feshedildiği, ayrıca tamirat ve tadilatların Şirket tarafından davacı tarafından başlatılan aynı firmaya yaptırıldığı, davalı işveren tarafından finans bölümünün onayı alınmadan işin yaptırılması nedeniyle Şirketin ne kadar zarara uğradığına ilişkin herhangi bir kayıt ve belge de sunulmadığı, bu nedenle davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı, ayrıca iş sözleşmesi feshedilirken ihbar öneli tanınmadığından çalışma süresine göre ihbar tazminatını da hak ettiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının feshe konu eyleminin haklı neden ağırlığında olmadığı ancak iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği değerlendirilerek kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu ve istinaf nedenleri ile sınırlı inceleme yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının amiri olan bir kadın işçiye (aynı zamanda işverenin kızına) sözlü ve fizikî olarak sataştığını, feshe konu eylemin ağırlığının haklı fesih için fazlasıyla yeterli olduğunu, kamera kayıtlarıyla bu hususun ispatlandığını,
2. Şirketlerde müdür pozisyonundaki kişilerin amir olduğunun en temel işyeri kuralı olduğunu, davacının bağırdığı ve karşı geldiği kişinin de davacının amiri olduğunu, bakım elemanının genel müdüre bağlı çalışmasının sadece genel müdürün onun amiri olduğu, diğer müdürlerin onun amiri olmadığı sonucunu doğurmayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.