Farklı tarihlerde sona eren iş sözleşmelerinde ekskavatör operatörünün kıdem, ihbar, fazla çalışma ve tatil alacakları taleplerinin işçi lehine kabul edildiği temyiz incelemesi.
Özet: Ekskavatör operatörü olarak aralıklı dönemlerde çalışan davacının, işveren tarafından haksız feshedilen ve kendi tarafından ücret alacakları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı feshedilen iş sözleşmeleri dolayısıyla kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin ve diğer alacaklarını talep etmesi üzerine, davalının ise davacının iş akitlerinin askerlik, devamsızlık ve istifa gibi nedenlerle haklı olarak sona erdirildiğini veya kendisinin istifa ettiğini savunmasına rağmen, ilk derece mahkemesinin, ilk çalışma dönemini askerlik nedeniyle tazminat ödenerek tasfiye edilmiş sayarak hariç tutması, davalı tarafın devamsızlık iddialarını ve davacının istifasını geçerli kabul etmemesi, davacının ise ödenmeyen ücret alacakları ile fazla mesai ve tatil çalışmalarını tanık beyanlarıyla ispatlaması ve işverenin ödeme yaptığını kanıtlayamaması sonucunda, davacının haklı fesih hakkını kullanarak kıdem ve diğer alacaklara hak kazandığı yönünde karar vermesiyle sonuçlanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/6446 E.  ,  2025/8437 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2206 E., 2025/1888 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/9 E., 2025/113 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar bünyesinde11.09.2013-09.06.2015, 29.06.2017-15.11.2018, 28.04.2019-05.04.20 21... .04.2021-31.08.2022 tarihleri arasında "Ekskavatör Operatörü" olarak en son net 8.750,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin 06.04.2021-31.08.2021 tarihleri arasındaki çalışma dönemi hariç ilk üç döneminin hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin ve ihbar öneli kullandırılmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğini, müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının 06.04.2021-31.08.2022 tarihleri arasındaki son dönem çalışmasının ise müvekkili tarafından ücret alacaklarının bir kısmının ödenmemesi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücretlerin ödenmemesi gerekçeleriyle 31.08.2022 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 11.09.2013-09.06.2015 tarihleri arasındaki birinci çalışma döneminin davacı işçi tarafından askerlik nedeniyle sona erdirildiğini, belirtilen dönem için kıdem tazminatı ve diğer tüm hak edişlerin davacının banka hesabına yatırıldığını, davacının 29.06.2017 -15.11.2018 tarihleri arasındaki ikinci çalışma döneminin davacının işverenden izin almaksızın yurt dışına Moldova'ya gitmek istemesi nedeniyle 14.11.20 18... .11.2018 günlerinde işe gelmeyerek devamsızlığı nedeniyle müvekkilleri tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının bu dönem için kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, davacının 28.04.2019-05.04.2021 tarihleri arasındaki üçüncü çalışma döneminin davacının istifası nedeniyle sona erdiğini, davacı işçinin el yazısı ve imzasını havi 05.04.2021 tarihli istifa dilekçesinde davacının çalışma dönemiyle ilgili tüm kanuni ve akdi haklarını aldığını, işyerinden kendi istek ve rızasıyla baskı altında kalmadan ... iradesiyle işten ayrılmak istediğini belirttiğini, istifa eden işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, davacının 06.04.2021-31.08.2022 tarihleri arasındaki dördüncü çalışma döneminin davacının 31.08.2022-01.09.20 22... .09.2022 günlerinde haber vermeden mazeretsiz bir şekilde işe gelmemesi nedeniyle müvekkilleri tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının bu dönem için kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, davacının son çalışma döneminde işini ifa ettiği mermer ocağının her yıl Aralık ayında aşırı kar yağması ve aşırı soğuk nedeniyle çalışmaya kapatıldığını, Nisan ayında baharın gelmesiyle de yeniden çalışılmaya başlandığını, yılın 5 ayında çalışma yapmayan davacının fazla çalışma yaptığının düşünülemeyeceğini, davacının tüm yasal haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre, 11.09.2013- 09.06.2015 tarihleri arasındaki birinci çalışma döneminde iş sözleşmesinin davacı tarafından askerlik nedeniyle feshedildiği ve kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edildiği anlaşıldığından, anılan dönemin kıdeme esas dönemden dışlanması gerektiği, bu dönem yönünden davacının ihbar tazminatına hak kazanamadığı, dosyaya sunulan 14.11.20 18... .11.2018 tarihli devamsızlık tutanaklarının içeriğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı, her ne kadar dosyaya 05.04.2021 tarihinde davacının işten ayrılmak istediğine dair dilekçe sunulmuş ise de davacının bu tarihten itibaren işyerinde çalışmaya devam etmesi dikkate alındığında istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği, bu durumda, dışlanan dönem dışında kalan hizmet sürelerinin birleştirilerek değerlendirilme yapılması gerektiği, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiği yönündeki iddiasını ispatladığı buna karşın davalı işverenlerce davacının bu çalışmalarının karşılıklarının ödendiğinin yazılı delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından, davacının talep edilen işbu alacaklara hak kazandığı, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından ödenmeyen ücret alacakları nedeniyle feshedildiğine ilişkin iddiasının da bu kapsamda yerinde bulunduğu, davacının kıdem tazminatı almaya hak kazandığı, 29.06.2017-15.11.20 18... .04.2019-05.04.2021 hizmet dönemlerinde iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedilmesi nedeniyle belirtilen dönemler yönünden davacının ihbar tazminatı almaya hak kazandığı, davacının bakiye yıllık izin hakkı karşılığı yıllık izin ücreti ile banka kayıtları uyarınca bakiye ücret alacağının bulunduğu, hafta tatili çalışmasının ise davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacıya evlenecek olması nedeniyle talebi üzerine 03.11.2021 tarihinde elden nakit olarak ödenen tutara ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmesine karşın bu ödemenin ücret alacağından mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu,
2. Davacının son çalışma döneminde işini ifâ ettiği mermer ocağının her yıl Aralık ayında aşırı kar yağması ve aşırı soğuk nedeniyle çalışmaya kapatıldığını, Nisan ayında baharın gelmesiyle de yeniden çalışılmaya başlandığını, bu kapsamda davacı tanıklarından S.S. tarafından Antalya 12. İş Mahkemesinin 2022/910 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacakları istemi ile müvekkilleri aleyhine açılan davada da taraflarınca aynı savunmanın yapıldığını, Antalya 12. İş Mahkemesinin 2022/910 Esas sayılı dosyasından bu kapsamda Kastamonu İli Şehircilik ve Çevre Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında, firma sahibi tarafından mevsimsel şartlar öne sürülerek 27.12.2019 tarihinde üretime ara verildiğine dair dilekçe sunulduğunun bildirildiği, Kastamonu Meteroloji Müdürlüğünün cevabi yazısında ise Kastamonu İli Daday İlçesinde mevcut istasyonda kar ölçüm cihazı olmadığından, bir yaklaşım sağlaması açısından çevre ilçelerin istasyonlarından elde edilen 2019-2024 yılları Aralık ve Nisan aylarına ait kar örtülü gün sayısı, kar yağışlı gün sayısı, aylık maksimum kar yüksekliği,günlük maksimum kar yüksekliği gibi kayıtların gönderildiğinin belirtildiği, söz konusu yazı cevaplarının eldeki dosyaya ibraz edildiğini ancak dikkate alınmadığını,
3. Davacı tanıklarına yaz ve kış aylarında çalışma şartlarının nasıl olduğuna ilişkin soru sorulmadığını, sadece davacı iddialarına göre tanık beyanlarının alınmasının hatalı olduğunu,
4. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,
5. Davacı ile birlikte aynı mermer ocağında çalışmayan tanığın beyanının tüm dönem için dikkate alınmasının hatalı olduğunu,
6. Davacı işçinin 29.06.2017-15.11.2018 tarihleri arasındaki ikinci çalışma döneminin işverenden izin almaksızın aniden yurt dışına Moldova'ya gitmek istemesi nedeniyle 14.11.2018-15.11.2018 günlerinde işe gelmediğinden devamsızlık nedeniyle müvekkilleri tarafından haklı nedenle feshedildiğini, dosyaya celp edilen davacının yurt dışına çıkış ve giriş kayıtları incelendiğinde; davacının 18.11.2018 tarihinde yurt dışına çıktığının sabit olduğunu, buna karşın savunmalarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu,
7. Davacı işçinin 28.04.2019-05.04.2021 tarihleri arasındaki üçüncü çalışma döneminin 05.04.2021 tarihli davacı imzasını havi istifa dilekçesi ile sona erdiğinin sabit olmasına karşın savunmalarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu,
8. 06.04.2021-31.08.2022 tarihleri arasındaki dördüncü çalışma döneminin davacının 31.08.2022-01.09.20 22... .09.2022 günlerinde haber vermeden mazeretsiz bir şekilde işe gelmemesi nedeniyle müvekkilleri tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının bu dönem için kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını,
9. Davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresinin tespiti, davacının ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı ve talep edilen alacakların hesaplanması ile giydirilmiş ücret miktarı hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2 hükmü, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O hâlde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacının 11.09.2013-09.06.2015 tarihleri arasındaki birinci çalışma döneminin davacı işçi tarafından askerlik nedeniyle sona erdirildiği, belirtilen dönem için davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu hâlde, anılan dönemin hizmet süresinin tespitinde esas alınması hatalı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3. Davacı vekili dava dilekçesinde; çalıştığı süre boyunca davalı işverenler tarafından müvekkiline üç öğün yemek ve şantiyede konaklama imkânı sağlandığını, bu hususun giydirilmiş ücretin tespitinde dikkate alınması gerektiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesince beyanlarına başvurulan tanıklar, yemeğin işveren tarafından verildiğini ve şantiyede konakladıklarını ifade ettiklerinden giydirilmiş ücret tespitinde barınma ve yemek bedelinin dikkate alınmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Esnaf Odası tarafından belirlenen 1 öğün yemek bedeli ile asgari ücretin 4/1 tutarında barınma bedeli dikkate alınarak giydirilmiş ücret tespit edilmiştir. Yemek bedelinin tespitine ilişkin değerlendirme yerindedir. Ancak barınma yardımının bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın afaki biçimde asgari ücretin 1/4'ü oranında belirlenmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4. Davalı işverenler tarafından davacının son dönem çalışmasının geçtiği mermer ocağının her yıl Aralık ayında aşırı kar yağması ve aşırı soğuk nedeniyle çalışmaya kapatıldığı, Nisan ayında baharın gelmesiyle de yeniden çalışılmaya başlandığı, bu kapsamda davacı tanıklarından S.S. tarafından işçilik alacakları istemi ile Antalya 12. İş Mahkemesinin 2022/910 Esasına kayıtlı olarak müvekkilleri aleyhine açılan davada da aynı savunmanın yapıldığı, söz konusu dosyada bu kapsamda ... İli Şehircilik ve Çevre Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında, firma sahibi tarafından mevsimsel şartlar öne sürülerek 27.12.2019 tarihinde üretime ara verildiğine dair dilekçe sunulduğunun bildirildiği, ... Meteroloji Müdürlüğünün cevabi yazısında ise ... İli Daday İlçesinde mevcut istasyonda kar ölçüm cihazı olmadığından, bir yaklaşım sağlaması açısından çevre ilçelerin istasyonlarından elde edilen 2019-2024 yılları Aralık ve Nisan aylarına ait kar örtülü gün sayısı, kar yağışlı gün sayısı, aylık maksimum kar yüksekliği, günlük maksimum kar yüksekliği gibi kayıtların gönderildiğini, taraflarınca bilirkişi raporuna yapılan itirazlarda da bu hususun yinelendiği ancak savunmalarına itibar edilmediği beyan edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince söz konusu dönemde ilgili mermer ocağında çalışma yapılıp yapılmadığı hususunda davacı tanıkları yeniden dinlenerek ve dosyaya sunulan cevabi yazılar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile fazla çalışma ücreti alacağının yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.