Mobbing iddiasıyla iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden çalışanın sağlık sorunları, performans eleştirileri ve görev yeri değişikliği temelli kıdem ve ihbar tazminatı davası.
Özet: Tip 2 diyabet hastası olan ve uzaktan çalışmadan dönen bir çalışanın, performans eleştirileri, başmüfettiş tarafından aşağılayıcı davranışlar, fiili bir iş görevi verilmeksizin yapılan haksız şube atamaları ve portföyünün elinden alınması gibi eylemlerle psikolojik tacize (mobbing) maruz kalarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle açtığı davada, işveren çalışanın müfettişe saygısız davrandığını ve geç kalma nedeniyle kınama cezası aldığını savunarak mobbing iddialarını reddetse de, ilk derece mahkemesi dosya kapsamı ve tanık beyanlarına dayanarak çalışanın görev yeri değişikliği talebi olmamasına rağmen haksız yere atandığı, yeni görev yerinde oturacak bir masası dahi olmadığı, portföyünün devredildiği ve kendisine gerçek bir iş verilmediği gibi durumların yaşandığını tespit ederek, mobbing iddialarını destekleyen bulgular olduğunu ortaya koymuştur.
9. Hukuk Dairesi         2025/6819 E.  ,  2025/8424 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/702 E., 2025/1331 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/266 E., 2025/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2010-02.05.2023 tarihleri arasında davalı bünyesinde KOBİ müşteri ilişkileri yetkilisi olarak çalıştığını, müvekkilinin tip 2 diyabet hastası olması ve Covid 19 salgını nedeniyle alınan önlemler kapsamında davalının kararı ile evden çalışma pozisyonuna alınarak 1 yıl kadar evden çalışma yaptığını, şubeye dönerek çalışmasına devam ettiği dönemde yeterince müşteri ziyareti yapmaması nedeniyle üst yönetim tarafından çalışma arkadaşları yanında eleştirildiğini, eleştiriye sağlık sorunları ve evden çalışma yapması nedeniyle müşteri ziyareti yapmasının beklenemeyeceği şeklinde karşılık verdiğini, bunun üzerine görev yerinin değiştirilebileceği yönünde psikolojik tacize (mobbinge) maruz kaldığını, devamında davalı Bankada gerçekleşen rutin teftiş sırasında başmüfettiş .... tarafından sistemli psikolojik tacize maruz kaldığını, başmüfettişin aşağılayıcı ve gurur kırıcı davranışlarına uğradığını, yaşadığı baskı nedeniyle sağlığının bozulduğunu ve raporlu iken görev yerinin geçici olarak değiştirildiğini, yeni görev yerinde oturabileceği bir masası ve bilgisayarı dahi olmadığını, müvekkili geçici görevdeyken büyük portföylü işlerinin diğer çalışma arkadaşlarına devredildiğini, müvekkilinin psikolojik taciz sonucu iş sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını, müvekkilinin iradesinin yoğun baskılar neticesinde feshe yönlendirilerek iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem ile ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının teftiş çalışmaları için şubeye gelen Başmüfettiş ...'ye karşı 02.06.2022-07.06.2022 tarihleri arasında saygı sınırlarını aşan söylemlerde bulunması, hakaret etmesi, sehpaya vurması nedeni ile ayrıca ... ve ... Şubesinde görev yaptığı dönemde geç gelmesi, çalışmaya geç başlaması nedenleri ile kınama cezası verildiği, davacının psikolojik tacize uğradığı bu nedenle de kendisine tazminat ödenmesi gerektiği şeklindeki talebinin gerçekten uzak ve afaki olduğu, uygulanan davranışın psikolojik taciz olarak tanımlanabilmesi için düzenli olarak kişiyi diğer çalışanlardan ayrı tutarak baskılayıcı bir uygulama olması gerektiği, davacının dilekçesinde maruz kaldığını iddia ettiği davranışların psikolojik taciz davranışı olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, tanık anlatımları ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... Şubesinde müşteri ilişkileri yetkilisi/ yönetmen yardımcısı olarak çalıştığı dönemde Tip 2 diyabet hastası olması nedeni ile salgın döneminde 1 yıl evden çalıştığı, sağlık sorunları olanların evden çalışma yapmalarının işyeri uygulaması niteliğinde olduğu, göreve başladıktan sonra Genel Müdür yardımcısı ...'nin davacının performansı ile eleştirilerde bulunduğu, işyeri çalışanların içerisinde davacıya yönelik sert konuşmalar yaptığı ve görev yeri değiştirilmesi yönünde kanaatte bulunduğu, işyerinde davacının görev kapsamında ihtiyaç bulunmasına ve talebi olmamasına, zorunlu rotasyon uygulaması da olmamasına rağmen 19.01.2022 tarihinde ... Şubesine aynı görevle ataması yapıldığı, aynı dönemde ataması yapılan diğer çalışanlara bildirimde bulunulmasına rağmen davacıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, 02.06.20 22... .06.2022 tarihlerinde ... Şubesine rutin teftiş için gelen müfettiş ... ile davacı arasındaki tartışmaya ... Şubesinde müdür olarak görev yapan davacı tanığı ...'nin şahit olduğu ve beyanında davacı ile müfettiş arasında herhangi bir hakaret veya tartışma olmadığını, davacının geçici olarak ...'te görevlendirilmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığını açıkça beyan ettiği ancak davacının 13.06.2022-08.07.2022 tarihleri arası 1 ay geçici olarak ... Şubesinde görevlendirildiği, 08.12.2022 tarihli karar ile davacının, müfettiş ... ile teftiş sırasında yaşanan sorunlardan dolayı ve ... ve ... Şubelerinde görev yaptığı dönemde şubeye geç gelmesi ve çalışmaya başlamasını geciktirmesinden dolayı kınama cezası verildiği, davacının ... Şubesine atanmasını gerektirecek iş gücü ihtiyacının olmadığı, kaldı ki davacıya ... Şubesinde çalışması sırasında herhangi bir görev verilmediği, sadece gişede oturtulduğu, ... Şubesinde görevlendirildiği esnada davacıya ait 5 adet müşterinin başka bir çalışana devredildiği anlaşılmakla davacının salgından sonraki dönemde işyerinde yapılan davranış ve uygulamaların sistematik şekilde psikolojik taciz ve baskı niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, bu hâlde iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı, iş sözleşmesini haklı nedenle de olsa fesheden işçinin ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sunulan istinaf dilekçesinde belirtilen istinaf nedenlerinin dava dosyası ile ilgili olmadığının anlaşıldığı, bu hâliyle davalının istinaf nedenlerinin kabul edilebilir olmadığı, dosyanın mevcut hâli ile incelendiği, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacı hakkında yapılan incelemeler ve mevcut diyaloglarda görüleceği üzere davacının müvekkili Bankada çalışmış olduğu süre içerisinde gerçekleştirmiş olduğu iş ahlak ve etiğine, Kurum kültürüne aykırı davranış ve tutumları gereğince almış olduğu disiplin cezalarının bulunması ve davacının psikolojik tacize uğradığını iddiaa etmek sureti ile iş sözleşmesinin feshine haklı neden yaratma çabasının kabulünün mümkün olmadığını,
2. Her işyerinde çalışanların sinirlendiğini, stresin doruk noktaya çıktığını ve bu bağlamda kızgınlığın kötü sözlere dönüştüğünü, tartışmaların yaşandığını, sırf şefi etkilemek için anlık olarak meslektaşını yerici sözlerin söylendiği zamanlar olabileceğini, bu davranışların kural olarak psikolojik taciz oluşturmayacağını, psikolojik tacizin ayırt edici özelliğinin sistematikliği ve düzenli olarak kişiyi diğer çalışanlardan ayrı tutarak baskılama olduğunu, davacının dilekçesinde maruz kaldığını iddia ettiği davranışların psikolojik taciz olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle istinaf incelemesinin 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesine göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmasına ve davalı vekilince temyizde ileri sürülen hususların istinaf sebebi yapılmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.