Manisadaki 3240 parselin kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkini davasında, arsa vasfı ile DOP kesintisi tartışmaları üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Bir kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı sonrasında tarafların yaptığı istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek, taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesinin ve %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının usulüne uygun olduğu gerekçesiyle belirlenen kamulaştırma bedeli doğru bulunmuş, bu karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5823 E.  ,  2025/14601 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/444 Esas, 2025/876 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/70 Esas, 2024/339 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, . ilçesi, ... Mahallesi, 3240 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza tarla vasfı ile 23,57 TL/ m² bedelle yapılan kıymet takdirini kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, dava konusu parselin emsal satış bedellerinin tapudan celbi ile emsal arsa satışlarına göre inşaat mühendisi bilirkişilerle kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, taşınmazın tarla vasfında olup arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal alınan taşınmazın hisseli satış olduğunu, uygun emsal olmadığını, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin eksik hesaplandığını, rapora itirazları doğrultusunda alınan ek raporun da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, uygulanan yasal faizin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yöntem olarak doğru olduğu, bilirkişi raporunda somut emsal olarak kabul edilen ... Mahallesi 922 ada, 174 parselden satış tarihinden önce bedelsiz terk yapıldığı, dava konusu taşınmazın ise kadastral parsel olduğu belirlendiğinden, dava konusu taşınmazdan kesilecek Düzenleme Ortaklık Payı oranının belirli olmadığından bilirkişilerce yapılan hesaplama sırasında %45 oranında Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi yapılması doğru olduğu gibi, emlak vergisine esas metrekare rayiç değerleri gözetildiğinde bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamanın yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3240 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz sebebi yapılamayacağına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.