Yargıtay, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen tehdit ve hakaret mahkûmiyetini, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası hesaplanan dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarını inceleyerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla duran sürenin de dahil edilmesiyle, bozma öncesi mahkûmiyet tarihi ile hükmün açıklanmasının ardından açıklanan hüküm tarihi arasında 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğunu belirlemiştir; bu durum neticesinde, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın kesin olarak karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2024/1393 E.  ,  2025/9785 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/507 E., 2021/888 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümlesine uyan tehdit ve 125/1 maddesine uyan hakaret suçları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 62. maddeleri gereği 5 yıl 4 ay olağan dava zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 07.05.2019 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ihbara konu ikinci suçun işlendiği 21.03.2020 tarihleri arasında geçen süre içerisinde dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak, bozma öncesi mahkûmiyet tarihi olan 26.06.2015 tarihinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sebebiyle duran süre de eklendiğinde hükmün açıklandığı 30.09.2021 tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.11.2025 tarihinde karar verildi.