5. Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedelinin tespiti ve göl alanı olarak tescili davasında tarım arazisi değerlemesi ile üretim masraflarının hatalı hesaplanmasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir idarenin taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararının, Yargıtay tarafından bilirkişi raporundaki kapama meyve bahçesi üretim masraflarının brüt gelirin yaklaşık 1/8i oranında düşülmek suretiyle eksik hesaplanması (Türkiye ortalamasına göre en az 1/3 olması gerektiği) gerekçesiyle bozulduğunu; bozma sonrası yeniden verilen kabul kararının ise hem davacı idare hem de davalı vekillerince faiz hesaplamaları, üretim maliyetleri, ürün verimleri, taşınmazın sulu tarım vasfı, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı gibi farklı hususlardaki eksik veya hatalı değerlendirmeler ileri sürülerek tekrar temyiz edildiğini açıklamaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/96 Esas, 2025/33 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile göl alanı olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ..., ... tapuya kayıtlı 3 59... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile göl alanı olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın masrafsız olarak sulanabildiğini, tarım arazisinin oldukça az olduğu bölgede tarımsal alanların kıymetli olduğunu, idarenin kıymet takdiri için belirlediği bedelin taşınmazın gerçek değerinden az olduğunu, yapılacak keşifte sulu tarım arazisinden yılda iki kez verim alındığının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/111 Esas, 2023/13 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve sonuçBölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2023/809 Esas, 2023/1751 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapama meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak Türkiye ortalamasına göre üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağı gözetilmeden brüt gelirin yaklaşık 1/8'i oranında masraf düşülmek suretiyle hesap yapan bilirkişi kurulu raporuna göre fazlaya hükmedilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden itibaren 4 ay geçtiğinden kamulaştırma bedeline dava tarihinin 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine rağmen depo edilen kamulaştırma bedelinin işlemiş tüm nemasıyla birlikte tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken münavebe ürünlerinde vatandaşların kendi ihtiyaçları için yetiştirdikleri sebzelerin göz önüne alındığını, hesaplamaya dahil edilen biber bitkisinin veriminin yüksek alındığını, üretim masraflarının düşük hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın keşfi sırasında taşınmazda sebze ekili olmamasına rağmen sebze münavebesi uygulanmasının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olmadığını, dava konusu taşınmazın motopompla yapılan sulama masraflarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İl ve İlçe ... ve ... Müdürlüklerinden gelen veriler dikkate alınmaksızın üretim masraflarının re'sen 1/3 oranında alındığını, standart bir maliyet hesaplaması yapıldığını, taşınmazın özellikleri göze alındığında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, dava tarihinden sonra geçen sürede kamulaştırma bedeline işleyecek faizin yaşanan enflasyon karşısında gerçekleşen zararı karşılamayacağını ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Kapama meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 4. Dairemize aynı bölgeden intikal eden ve dava konusu taşınmaz ile aynı niteliklere sahip olduğu anlaşılan taşınmazlarda sulu şartlarda münavebeye alınan ürünler ile masraflar ve verimleri nazara alındığında münavebe planı, verim, fiyat ve masraflar uygun görülmüştür.5. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.