Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, su ve kanalizasyon idaresinin haksız eyleminden kaynaklanan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Dava, davalı su ve kanalizasyon idaresinin haksız eyleminden kaynaklandığı iddia edilen zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkeme, kamu hizmeti yürüten idarenin faaliyetleri sırasında verdiği zararın tazmini taleplerinin adli yargının görev alanına girip girmediği hususunu, İcra İflas Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri ile Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ışığında değerlendirerek görevli mahkemeyi tespit etme noktasında inceleme yapmaktadır.

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/282 Esas - 2025/246
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/282 EsasKARAR NO : 2025/246DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 04/04/2025KARAR TARİHİ : 07/04/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 19.07.2024 tarihinde... .... ... ... ... ... ... ... ... gün içerisinde tazmini talep edildiğini ancak haksız fiili gerçekleştiren davalı tarafça müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde söz konusu hasarın tazmini amacıyla müvekkil şirket tarafından Gölbaşı (Ankara) İcra Dairesi 2025/606-Esas Sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek Gölbaşı (Ankara) İcra Dairesi 2025/606-Esas Sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli "İTİRAZIN İPTALİNE", Dava konusu alacak yönünden "TAKİBİN KALDIĞI YERDEN DEVAMINA" Haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere "İCRA İNKAR TAZMİNATINA" hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır. Dava şartları 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca açılan davada davaya devam edilebilmesi için öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları bulunmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı usulden reddeder. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Görev ve yetkiler" başlıklı 2. maddesinde; İSKİ'nin görev ve yetkileri sayılmıştır. Buna göre;"İSKİ'nin görev ve yetkileri şunlardır: a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularlave endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak, d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,e) Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak, İSKİ'nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,f) Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesis etmek." şeklinde düzenlenmiştir. Yine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Para borcu ve teminat için takip" başlıklı 42. maddesinin üçüncü fıkrası ;"(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/b maddesi ile; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalar", idari davalar arasında sayılmıştır. Benzer uyuşmazlıkla ilgili Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve 2023/545 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamında "Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır."Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16.10.2018 tarihli ve 2017/4-1459 E., 2018/1437 K. sayılı kararında, özetle; "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan yol ve kaldırım çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının 2004 sayılı Kanun'un 42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiğine" hükmetmiştir. Somut olayda davacı yan, davalı idarenin kazı çalışmalarını yaparken mal varlıklarına hasar verdiğini, oluşan hasar nedeniyle ödeme yaptığını, oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine takibe giriştiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemektedir. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (ASKİ) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün değildir. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve 2023/545 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yeri görevli olduğundan, davanın; HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, Davacının idari yargı yerinde dava açmakta MUHTARİYETİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 4.600,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair; Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2025