İstanbulda orman vasfından çıkarılan taşınmazın kentsel imar planı içinde zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 1975te orman olarak tespit dışı bırakılan, 1992de orman sınırı dışında kaldığı belirlenen ve 2020de davalı adına tarla vasfıyla tescil edilen bir taşınmazın tapu iptali ve davacı adına tescili istemiyle açılan davaya ilişkin temyiz başvurusunu değerlendirmektedir; davacı taşınmazın imar planı içinde olması nedeniyle zilyetlikle iktisabının hukuka aykırı olduğunu savunurken, davalı taşınmazı 2012de satın aldığını ve kullandığını, kadastroda parselleme hatası yapıldığını ve zilyetlik beyanlarının yanlış yorumlandığını ileri sürmüş, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacıyı haklı bulan kararlarına karşı eksik inceleme ve hatalı değerlendirme iddialarıyla temyiz yoluna gitmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/26 E.  ,  2025/7316 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1666 E., 2024/2565 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/57 E., 2023/163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu İstanbul ili .... ilçesi .... köyü 13 93... parsel sayılı taşınmaz, 1975 yılında yapılan tapulama çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakılmış, 6831 sayılı Kanun kapsamında 1992 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastro çalışması sonucunda orman sınırları dışında kaldığı, tapulama çalışmaları sırasında (eski 931) yeni 13 93... parselin devamı niteliğinde olduğu ve 1975 yılından beri zilyetliğin devam ettiği gerekçesiyle tam hisse olarak davalı ..... kızı ... adına tarla vasfıyla, 820,02 m² yüzölçümüyle 11.10.2019 tarihinde tesis kadastrosu ile tespit ve 28.01.2020 tarihinde kesinleşerek tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili .... ilçesi .... Mahallesinin idari sınırları içinde evvelce ormanlık olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakılan alanlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi kapsamında davalı adına tespit görmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropolitan Alan Nazım İmar Planı kapsamında kaldığından zilyetlik iktisabının mümkün olmadığını, zilyetlik şartları oluşmadığından şahıslar adına yapılan tespitin iptaline, taşınmazın ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediğini dava konusu taşınmazın müvekkili adına kayıtlı olan İstanbul ili .... ilçesi .... Mahallesi 931 parselin üst kısmında bulunan taşınmaz olduğunu, davaya konu taşınmazı müvekkili adına kayıtlı taşınmaza bitişik olduğundan bedelini ödeyerek satın almak istediğini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazın, 1975 yılında yapılan kadastro çalışmasında orman olduğu gerekçesi ile tescil harici bırakıldığı, İstanbul Metropolitan Nazım İmar Planı içerisinde kaldığı, davalının duruşmada alınan beyanı ile davaya konu yerde zilyet olmadığını ve kullanmadığını ikrar ettiği, hava fotoğraflarında herhangi bir kullanımın mevcut olmadığı, zilyetlik koşulları oluşmadığı ve orman olan yerde zilyetlik ile kazanım mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili Şile ilçesi Ağaçdere Mahallesi 13 93... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle kadastro tespitindeki diğer kayıt ve vasıflarla davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillinin taşınmazı 07.09.2012 tarihinde ....'dan satın almak suretiyle iktisap ettiğini, aldığı zamanki taşınmazın parsel numarası 931 olup, aradan geçen süre içinde aynı taşınmaza yeni parsel numaraları verildiğini, yeni parsel numaralarının ölçümleri sırasında yapılan hata neticesinde davalının aldığı tek parselin iki ayrı parsel olarak numaralandırıldığını, 2012 yılında taşınmazı aldığında hemen ekip biçmeye başlamış, orman sınırına sarımsak ve patates ekmiş, meyve fidanları dikmiş, fiili hakimiyetinde bulundurarak arıcılık faaliyetinde bulunmuş ve hayvan otlatmak amacıyla kullandığını, yapılan yargılama sırasında orman sınırına bitişik olarak tek parsel olarak aldığı taşınmazının bölünerek iki ayrı parsel numarası aldığını anlatmaya çalıştığını ancak bu beyanları, İlk Derece Mahkemesince değerlendirmede hataya düşülerek, davalının dava konusu taşınmaza zilyet olmadığı ve kullanmadığı sonucu çıkartıldığını, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve yapılan tüm araştırmalar davalı lehine olmasına rağmen eksik incelemeye dayalı kabul kararının verilmesinin hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmadığını, yerel bilirkişiler keşif esnasında ve yargılama boyunca dinlenilmemiş ve İlk Derece Mahkemesince komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ile tapu kayıtlarının istenerek detaylı inceleme sonrası hüküm verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.