Hakaret suçundan istinaf başvurusunun reddi üzerine, usulsüz tebligat sonucu süresinde yapılan temyiz incelemesiyle mahkumiyet hükmünün onanması.
Özet: Hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulan sanık hakkında, istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine, usulsüz tebligat nedeniyle süresinde kabul edilen temyiz incelemesinde, Yargıtay tüm dosya kapsamı ve sanık savunmaları değerlendirilerek suçun unsurlarının oluştuğu ve eylemin sanık tarafından işlendiği yönündeki mahkeme takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirmiş, tebliğnamedeki düşünceye iştirak etmeyerek bölge adliye mahkemesi kararının oy birliğiyle onanmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2212 E., 2022/1786 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca tebligatın öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese yapılmak yerine bildirmediği adrese gönderildiği, bila tebliğ dönmesi üzerine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligatın yapıldığı, yokluğunda verilen kararın sanığın bildirdiği en son adresinden farklı bir adrese tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, böylelikle öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilip, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi özetle; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, katılan, şikayetçi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı hakaret suçunu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.12.2025 tarihinde karar verildi.