Antalyada görülen tescil davasında, Hazine lehine karar verilen taşınmazın imar ihya ve zilyetlik şartları oluşmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yüksek eğim ve boş arazi niteliğiyle onanması.
Özet: Bu tescil davasında, Antalyada yer alan bir taşınmazın Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, yapılan keşifler, bilirkişi raporları ve uydu görüntüsü incelemeleri sonucunda, taşınmazın eğiminin yüksek olduğu, herhangi bir imar ihya çalışmasının yapılmadığı ve geçmişte boş arazi niteliğinde olduğu tespit edilerek, devletin hüküm ve tasarrufunda bulunması gerektiği kabul edilmiş; davalı şahsın tapusuz taşınmazı zilyetlikle edinme talebi ise reddedilmiş ve bu karar, Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1288 E., 2023/524 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/371 E., 2022/91 K.Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının davacı/davalı Hazine vekili ile davalı/davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı/davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RAsıl davada davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Alanya ilçesi ... Mahallesinde yer alan taşınmaz hakkında, davalı ... tarafından açılan Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/693 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında, şahıs lehine tescil şartlarının oluşmadığı ve dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunun belirlendiğini ileri sürerek, dava konusu yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen (2016/436 Esas) davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Alanya ilçesi ... Mahallesinde yer alan ve dava dilekçesinde sınırları gösterilen taşınmazın malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak davacının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, tapulama dışı bırakılan taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince, davacılar tarafından ayrı ayrı açılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; " ... yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporları uyarıca dava konusu taşınmazın eğiminin %18 olduğu, teraslamanın mevcut olmadığı, imar ihya çalışmalarının yapılmadığı, eski tarihli hava fotoğraflarında da kullanılmayan boş arazi görünümünde olduğu, 2013 yılında hafriyat malzemesi dökülerek doldurulduğu, imar ihya yapılmış gibi gösterilmiş ise de evveliyatının kullanılmayan boş arazi olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerlerden olduğu, 19 58... yılı hava fotoğraflarında yer yer çalılık olduğu, geçmişe dönük uydu fotoğraflarında ekili ve dikili olmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu hususlarının sabit olduğu ..." gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı/davalı Hazine vekili ile davalı/davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesince; "... alınan bilirkişi heyet raporu, hava fotoğrafları ve uydu görüntülerine göre davaya konu taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık imar ihyasının ve zilyetliğinin tamamlanmadığının belirlendiği, bundan ayrı klizimetre ile yapılan ölçümde taşınmazın eğiminin % 18 olarak belirlendiği ve doğal eğim olan % 12 nin üzerinde olduğu, taşınmazın 1986 yılı hava fotoğrafında bir kısmının çalılık bir kısmının açıklık olduğu, 2009, 2010 2011 yılı uydu görüntülerinde kullanılmayan boş arazi olduğu, 2013 yılı uydu görüntüsünde hafriyat malzemesi döküldüğü, 2017 yılında ortofoto incelemesinde sürülmeden beklediği, buna göre dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık imar ihyasının ve zilyetliğinin tamamlanmadığının raporda belirtildiği gibi, 20 03... yılı uydu görüntülerinde de taşınmazın boş olduğu, belirtilen nedenle 1986 yılında tahdit dışı kaldığı, tahdit dışı bırakıldıktan sonra 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin 2006 yılına kadar da dolmadığının anlaşılmasına göre, mahkemece Hazinenin davasının kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı ..." gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; bu kez davalı/davacı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı/davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.