Sinopta kadastro tespitine itiraz davasında orman vasfındaki taşınmazların tapu iptali talebinin kabulünü onayan bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Sinopun Ayancık ilçesindeki bazı taşınmazların kadastro tespitine itiraz davasında, Orman İdaresi, dava konusu parsellerin orman vasfında olduğunu ileri sürerek tapuların iptalini ve müdahalenin menini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak taşınmazların orman içi açıklık veya orman niteliğinde olduğu sonucuna vararak Orman İdaresinin taleplerini kabul etmiş; davalı Hazine ve diğer şahıs vekilleri ise bu kararı temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/6574 E.  ,  2025/6697 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/284 E., 2023/599 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/17 E., 2022/23 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu, Sinop ili Ayancık ilçesi ... köyünde 5304 sayılı Kadastro Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) kapsamında 2008 yılında genel arazi kadastro çalışması ile orman kadastro çalışması birlikte yapılmış, kadastro sırasında 1 45... parsel sayılı taşınmaz 287.444,61 m² yüzölçümlü olarak koru vasfında, 1 46... parsel sayılı taşınmaz 717,61 m² yüzölçümlü olarak koru vasfında ve 1 47... parsel sayılı taşınmaz 11.669,90 m² yüzölçümlü olarak koru vasfında tespit edilmiş, malik haneleri davalıdır şerhi konularak boş bırakılmış ve tutanaklar 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Yine aynı yer 1 01... parsel sayılı taşınmaz 4.786,96 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla, 1 01... parsel sayılı taşınmaz ise 7.870, 11... yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla senetsizden ... oğlu ... adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmesi üzerine tapuya tescil edilmiş, yargılama sırasında taşınmazların kadastro sırasında davanın konusu olmaları nedeniyle tutanak asılları dosya arasına alınarak davalı hale getirilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili 23.05.2003 tarihli dava dilekçesinde özetle; Ayancık lçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan ve tapuya sıra 172 Şevval 1277 tarihinde ... mevkii tarla cinsi ve bir dönüm miktarla kayıtlı bulunan aynı köy sıra 151 Ramazan 1277 tarihli ... mevkii, tarla cinsi ve bir dönüm miktarla kayıtlı bulunan, aynı köy sıra 150, Ramazan 1277 tarihli ... mevkii, cinsi boş üç dönüm miktarla tapuya kayıtlı bulunan ve birbiriyle bağlantılı bulunan taşınmazların, daha sonra tapu maliklerinin vefatlarıyla birer bölümlerinin çeşitli şekilde davalılara intikal ettiğini, tapuda cilt no: 47/1 14 sıra no 2 ... mevkiinde 1954 yılında kayıtlı olan 919 m² taşınmaz maliki ... (...) tarafından 1955 yılında mesaha tashihi davası açılarak Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/316 sayılı kararı ile koru ve orman vasfı ile 30... m² vusatine çıkarıldığını ancak Mahkemede Orman İdaresinin taraf gösterilmediğinin görüldüğünü, yapılan incelemelerde dava konusu taşınmazların orman olarak görüldüğünü, alınan tapuların Orman İdaresi açısından bağlayıcı olmadığını, söz konusu tapuların yasalardaki amir hükümlere aykırı olduğunu, bu nedenlerle taşınmazlar ile ilgili haksız müdahalenin menini ve tapuların iptalini talep etmiştir.
Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın yapılan yargılama sonunda 23.09.2008 tarihli ve 2008/42 Esas, 2008/214 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu yerlerle (1 45... , 1 46... ve 1 47... parseller) ilgili kadastro tespit tutanakları düzenlendiği gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi ve taraf tanığına okunan tapu kayıtlarının dava konusu 1 01... ve 26 parsel sayılı taşınmazlara uymadığı, sunulan tapu kayıtlarının bu parseller yönünden ne sınır ne miktar ne de kullanım yönünden uygulama kabiliyetlerinin olmadığı, dava konusu 1 01... ve 26 parsel sayılı taşınmazların niteliğinin ise orman ile harita bilirkişisince müşterek olarak hazırlanan rapora göre dava konusu 1 01... parselin üç yönden, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın da dört yönden orman ile çevrili olduğu, dava konusu parsellerin bir bütün olarak ormanın devamı niteliğinde olan orman içi açıklık niteliği taşıdığı, bu nedenle dava konusu 1 01... ve 26 parsel sayılı taşınmazlar yönünden talebin kabulü cihetine gidildiği, dava konusu 1 45... parsel sayılı taşınmazın (1/A), (1/B) ve (1/C) ile işaretli bölümleri, 1 46... ve 1 47... parsel sayılı taşınmazlara yönelik orman ile harita bilirkişisince müşterek olarak hazırlanan rapora göre niteliklerinin orman olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacı tarafça sunulan tapu kayıtlarının da dava konusu 1 45... parsel sayılı taşınmazın (1/C) ile gösterilmiş bölümü ve hatta 1 45... parsel sayılı taşınmazın (1/A) ve (1/B) ile gösterilmiş bölümüne, 1 46... ve 1 47... parsel sayılı taşınmazlara ne sınır ne miktar ne de kullanım yönünden uyma kabiliyetinin bulunmadığı, davalıların zilyetlikle mülk edinilmeye elverişli kullanımlarının da olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 1 45... , 1 46... , 1 47... , 1 01... ve 26 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarında geçen miktarı ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde ve davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince davalı Hazine vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, ve işbu karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermeksizin ve daha kapsamlı olan raporlar hiç dikkate alınmaksızın sadece orman bilirkişisi tarafından hazırlanmış ve kapsamlı olmayan 13.09.2022 tarihli rapora göre karar verildiğini, kararın bu haliyle kesinleşmesi durumunda 1954 yılında 919 m² olan daha sonra açılan mesaha tashih davası ile Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/316 sayılı kararı ile 302.400 m²ye çıkan şimdiki 1 45... parsel içerisinde kalan 100 yıllık tarım arazisinin dahi tapusunun iptal edilmiş olacağını, verilen karar hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf sıfatı açısından müvekkili kurumun herhangi bir zarara sebebiyet verecek işlemi olmadığından ve açılan davada husumeti bulunmadığından, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu cihete gidilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik, denetime elverişli olmayan ve eksik inceleme ile hazırlanmış raporlara dayanılarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Davalı Hazine vekilinin tüm taşınmazlara, davalı ... ve arkadaşları vekilinin 1 01... parsel dışındaki taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönelik davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz eden davalı ... ve arkadaşlarının dava konusu taşınmazda zilyetliklerinin bulunmaması nedeniyle temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.