Sigorta acentesinin eski çalışanlar ve acenteler aleyhine açtığı haksız rekabet ve müşteri portföyü devri tazminat davasının Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir sigorta acentesinin, ayrılan çalışanlarının müşteri portföyünü haksız şekilde yeni çalıştıkları acentelere taşıdığı ve bu duruma ana sigorta şirketinin göz yumduğu iddiasıyla açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, davacının eski çalışanlarla rekabet yasağı sözleşmesi olmadığını, haksız rekabet veya zararı ispatlayamadığını, müşterilerin acente seçme özgürlüğü bulunduğunu ve acentelik sözleşmesinin feshedilmediğini belirterek davayı reddetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/598 E.  ,  2025/6237 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/668 Esas, 2024/1708 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1528 E., 2021/459 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.10.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı .... vekili Avukat ..., davalılar ... ve ... Hiz. Ltd. Şti. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ....'nin acentesi olarak özellikle hayat sigortası branşında faaliyet gösterdiğini, diğer davalılar ..., ..., ...'nın müvekkili şirkette poliçe satış ve düzenleme görevlerini yürüttüklerini, davalı ...'ın müvekkili şirketten ayrılarak davalılardan ... Hiz. Ltd. Şti.'ye davalı ...'un ... Hiz. Ltd. Şti.'ye, davalı ...'nın da davalı ... Sigorta Acenteliği'ne geçtiğini, davalıların müvekkili şirketin portföyünde bulunan sigorta müşterilerine ait özellikle hayat branşındaki poliçeler olmak üzere, sigorta poliçelerini haksız şekilde almaya başladıklarını, davalı şirketlere geçirdiklerini ve menfaat elde ettiklerini, davalı ....'nin ise müşteri portföyünün müvekkili şirkete ait olduğunu bilmesine rağmen portföyün davalılarca kullanılmasına göz yumduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin müşteri kaybına uğrayarak zarar ettiğini ileri sürerek davalılarca müşteri kaybına uğrayan müvekkilinin talep edeceği komisyon tutarları ile son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon ve diğer ödemelerinin ortalamasını aşmayacak oranda hesaplanacak tazminattan şimdilik 1.000,00 TL'nin müşteri portföyünün kullanılmaya başladığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, meydana geldiğini iddia ettiği bir zararı var ise bu zararı hesaplayabilecek durumda olduğunu, denkleştirme tazminatı ve başkaca zararlarını talep edemeyeceğini, müvekkili ile davacı yan arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin feshedilmeyip halen yürürlükte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerini sadece asıl sigorta şirketine yöneltebileceğini, poliçe bilgilerini aldığı iddia edilen ...'ın müşterilerinin tamamını kendi yakın çevresi vasıtası ile bulduğunu, haksız rekabet yaratan bir eylemlerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği üzere haksız rekabetin mevcut olmadığını, müşterilerin kendi istek ve özgür iradeleri ile istedikleri acenteyi seçtiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iş akdi bittikten sonra işveren ile rekabet etmeme yükümlülüğünün bulunmadığını, denkleştirme tazminatının sigorta şirketinden talep edilebileceğini, haksız rekabetin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının denkleştirme tazminatını sadece sigorta şirketinden talep edebileceğini, müvekkilinin davacı tarafından haksız şekilde işten çıkarıldığını, rekabet etmeme yükümlülüğünün bulunmadığını, müşterilerinin tamamının kendisi ve yakın çevresinden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigorta acentesi olarak faaliyet görterdiği, davalı gerçek kişilerin bir süre davacı bünyesinde çalıştığı, ancak aralarında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafından davalıların, müşteriler ile iletişime geçerek yeni işe girdiği aracılık şirketine iş aktardıklarına ilişkin iddialarını ispatlayacak delil sunulmadığı, davalıların haksız fiilleri nedeniyle zarar doğduğunun ispatlanamadığı, davalı ... yönünden incelemede; davacının acentelik sözleşmesini feshetmediği, dolayısıyla denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği, davalı acenteler yönünden incelemede; davalıların haksız rekabetinin varlığının dosya kapsamında sabit olmadığı, müşterilerin sözleşme süresi sonunda başka bir acente ile çalışma haklarının bulunduğu, davalıların davacının iddia ettiği zarardan sorumluluklarının bulunmayacağı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının haksız rekabet iddiasını ispat edemediği, sigorta acenteleri tarafından talep edilebilecek denkleştirme tazminatı yönünden acentelik sözleşmesinin sona ermediği, davacının, davalı ... şirketinin sağlık branşındaki poliçeleri başka acentelere aktarması nedeniyle sözleşmeyi kısmen sona erdirdiği ve bu nedenle de denkleştirme tazminatına hükmedilmesi gerektiğine dair iddiasının açık yasal düzenlemeler karşısında hukuki bir dayanağı olmadığı gibi, davalı ....'nin davacının portföyündeki müşterileri acentesi olan diğer davalı şirketlere aktardığı iddiasını da ispat edemediği, aksine davalı ....'nin müşterilerin aracı acente değişikliğine dair dilekçelerini davacıya ilettiği ve bu konuda iç prosedürüne uygun davrandığı, davacının davalı ....'den denkleştirme tazminatı talep etmesi mümkün olmadığı gibi diğer davalılardan da aralarında sigorta acenteliği sözleşmesi bulunmaması sebebiyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabet nedeniyle tazminat ve denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına ve özellikle davacının denkleştirme tazminat talebine dayanak teşkil eden iddiaları ve davalının haksız uygulamalarından dolayı acentelik sözleşmesini sona erdirmeden denkleştirme tazminatı isteminde bulunamayacak olmasına göre davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ..., ... Hizmetleri Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 14.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.