Kadastro tespitine itiraz davasında, Edirnedeki 1696 parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle kazanıldığı ve tarım arazisi niteliğiyle kişilere tesciline dair kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Edirne ilinde, kadastro tespiti sırasında tarla vasfıyla hazine adına yazılan 1696 parsel numaralı 11.150 m² büyüklüğündeki taşınmaz hakkında açılan davada; taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla hazine adına tescilini talep eden Orman İdaresinin davasının reddine, miras yoluyla ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluştuğunu iddia eden davacıların ise davasının kabulüne karar veren ilk derece mahkemesi hükmü, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğini koruduğu ve davacılar adına belirli hisselerle tescil edilmesi gerektiği yönündeki gerekçesiyle usul ve yasaya uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/4194 E.  ,  2025/6682 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/17 E., 2023/13 K.
KARAR : Davacı ... İdaresinin davasının reddine, davacı ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Orman İdaresinin davasının reddine, davacı ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Edirne ili Enez ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1696 parsel sayılı taşınmaz 11.150 m² yüzölçümlü olarak ve tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; bir kısım davacıların davasının kabulüne, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın bir kısım davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.10.2021 tarihli ve 2021/12950 Esas, 2021/10251 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle, “yöntemince zilyetlik araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın zilyetlik ile kazanma koşullarının davacılar yararına oluştuğu, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğinin bulunduğu ve bu şekilde kullanıldığı gerekçesiyle, Orman İdaresinin davasının reddine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın açtıkları davanın kabulü ile taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, dava konusu Edirne ili Enez ilçesi ... köyünde bulunan 11.150,00 m² yüzölçümlü tarla nitelikli 1696 parsel sayılı taşınmazın tamamı (40) hisse kabul edilerek; (8) hissenin ... oğlu ..., (8) hissenin ... kızı ..., (8) hissenin ... kızı ..., (8) hissenin ... oğlu ..., (2) hissenin ... kızı ..., (3) hissenin ... oğlu ..., (3) hissenin ... oğlu ... adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.