Erzurum Çat ilçesindeki yaylak nitelikli taşınmazların kadastro tespiti, düzeltme işlemleri, mülkiyet uyuşmazlıkları ve mükerrer kadastroya ilişkin görev itirazlarını konu alan Yargıtay bozma ilamına uyulan dava.
Özet: Bu hukuki evrak, Erzurumdaki iki büyük parselin, başlangıçta yaylak olarak veya malikhanesi açık bırakılarak belirlenmesiyle başlayan, köy tüzel kişiliği, bireysel hak sahipleri ve mirasçılar arasında tapu kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve toprak tevzi iddialarına dayalı karmaşık bir mülkiyet uyuşmazlığını ele almaktadır. Olay, Kadastro Müdürlüğünün 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca yaptığı resen düzeltme işlemi ve akabinde bu düzeltmelere itirazlar ile mükerrer kadastro iddiaları etrafında şekillenmiş; farklı mahkemelerde açılan çok sayıda dava ve Yargıtayın görevli mahkeme ile usul eksikliklerine ilişkin bozma kararlarıyla süreç karmaşık hale gelmiştir. Özellikle Yargıtay, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanunun 22/1 ve TMKnın 1026. maddeleri kapsamında mülkiyet ihtilafına dayalı bir mükerrer kadastro hali olduğunu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/35 E., 2022/22 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı - davalı ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli; asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; duruşma istemi masraftan reddedilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RKadastro çalışmaları sırasında, Erzurum ili Çat ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 47... parsel sayılı ve 9.605.112 m² yüzölçümüne sahip taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde yaylak vasfıyla sınırlandırılmış; aynı çalışma alanında bulunan 1 47... parsel sayılı 15.301.851 m² yüzölçümlü taşınmaz ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek, malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca re'sen yapılan düzeltme işlemi sırasında ... ile ... köyü çalışma alanı sınırının 1970 yılında üretilen ... Köyü paftasındaki sınır dikkate alınarak 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 10.536.799, 09... .405.470,23 m² yüzölçümlü olarak düzeltilmesine ve aynı Kanun'un 22. maddesi uyarınca ... köyünün 2 88... parsel sayılı taşınmazların ... köyünün 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazlarla kesişen kısımlarının iptal edilmesine karar verilmiştir.Davacı ... köyü vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde; ... ve arkadaşlarının dava dilekçesinde sınırları belirtilen yaylak vasıflı taşınmaza müdahale ettiklerini belirterek, müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davaya konu olan 1 47... parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; Erzurum ili Çat ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 47... parsel sayılı taşınmaz hakkında tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, bir bölümünün adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. ... ve diğerleri aynı sebeplere dayanarak davaya müdahil olmuştur. Kadastro Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "belirlenen günden önce duruşma açılıp tarafların yokluğunda karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gereğine değinilmiştir.Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; Erzurum ili Çat ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazların toprak tevzi çalışmalarında müvekkillerine tahsis edildiği iddiasına dayanarak, adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde; düzeltme sırasında müvekkili köye ait 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazların sınırlarının yanlış belirlendiğini, yanlışlığın ... köyü 2 88... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde; Erzurum ili Çat ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, bir bölümünün adlarına tesciline karar verilmesine dair Kadastro Mahkemesinde devam eden davalarının olduğunu belirterek, düzeltme işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Asli müdahil ... ve arkadaşları tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan müdahale dilekçesinde; 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazların kendilerine ait olduğunu belirterek, düzeltme işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Asli müdahil ... ve arkadaşları tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan müdahale dilekçesinde; 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazlarda Zehra (Işık) Emer'den dolayı mirasçı olduklarını belirterek, düzeltme işleminin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "uyuşmazlık 3402 sayılı Kanun'un 22/1 madde kapsamında ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesinde düzenlenen ve niteliği itibarıyla mülkiyet ihtilafından kaynaklanan mükerrer kadastro haline ilişkindir. Mükerrer kadastrodan kaynaklanan davalarda ise görev Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Uyuşmazlık 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesinden kaynaklanmadığına ve anılan madde uyarınca yapılan bir düzeltme işlemi de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken; uyuşmazlığın niteliğinde hataya düşülerek davanın esası hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, görevsizlik kararları sonucu dava dosyalarının birleştirilmesinin ardından ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Keşif, fen ve ziraat bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu 1 47... ve 2 parsel sayılı taşınmazların toprak yapısı, eğim ve bitki örtüsü itibarıyla tarımsal faaliyet yapılmaya elverişli olmayıp uzun yıllardır küçükbaş hayvan otlatmada kullanıldığı, geven, yavşan, boğa dikeni, civanperçemi ve ayrık türü bitkilerin yoğun olduğu, parsellerin genel durumları itibarıyla mera vasfı taşıdığı, davacıların dayandığı tapu ve arazi tahrir kayıtlarının zemine uymadığı ve zilyetlikle birleşmediği, bu nedenle mülkiyet hakkı kazandıracak nitelikte görülmediği" gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; anılan hüküm, davacı - davalı ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Davacı - davalı ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığından davacı - davalı ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.2. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; asli müdahiller toprak tevzi çalışmalarında 17 numaralı Toprak Komisyonu'nun 3 ve 4 numaralı paftalarında yer alan 45, 46, 49... parsel numaralı taşınmazların kendilerine tahsis edildiğini ileri sürerek davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilen keşif sonucu alınan 29.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun 12. paragrafında, anılan evrakların dosyada bulunmadığı, dosyaya kazandırılmaları hâlinde ek rapor düzenleneceği belirtilmiştir. Ne var ki İlk Derece Mahkemesi, bu eksikliğin giderilmesi yönünde bir işlem yapmamış; dolayısıyla ek raporda da bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; doğru ve sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, asli müdahillerin iddialarına dayanak toprak tevzi evrakları (tapuya bağlanmışsa tapu kayıtları) getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve harita mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, toprak tevzi kayıtları yerel bilirkişilerin yardımıyla ve harita mühendisi bilirkişisi eliyle uygulanmalı, fen bilirkişisinden toprak tevzi kayıtlarının haritası ile kadastro paftası haritası ölçekleri eşitlenerek ve zemine çakıştırılarak uygulanmalı ve buna göre toprak tevzi kayıtlarının kapsamını gösterir krokili rapor alınmalı, toprak tevzi kayıtlarının haritasının fenni sıhhate uygun olmaması halinde sınırları itibarıyla uygulanarak kapsamı kroki de gösterilmeli ve bu suretle asli müdahillerin talebine konu yer tayin edilmeli, bu arada söz konusu kısmın mükerrerlik arz eden (Tekman ilçesi ... Mahallesi 288 (1 03... parsel) ve 289 (1 03... parsel)) kısımda kalması halinde Takbis'ten yapılan inceleme sonucunda bu yerlerin halen davalı olduğu gözetilerek birleştirme gereği değerlendirilmeli, ardından toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı - davalı ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.