İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ihyasına karar verilen şirkete, eski işçinin alacak ve sigorta günlerinin tespiti amacıyla temsilci atanması davası.
Özet: Eski bir işçi, sigortasız çalışma günlerinin tespiti davasında taraf teşkilini sağlamak amacıyla, geçmişte feshedilmiş ancak mahkeme kararlarıyla yeniden faaliyete geçirilmiş bir şirkete, özellikle eski bir şirket temsilcisinin davalarda temsili için atanmasını talep etmektedir; Ticaret Sicil Müdürlüğü ise şirketin yasalara uygun olarak terkin ve ardından birden fazla mahkeme kararı ile ihya edilerek çeşitli davalarda tasfiye memurları atandığını ifade etmiştir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/130 Esas
KARAR NO : 2025/329
DAVA : İhyasına Karar Verilen Şirkete Temsilci Atanması İstemli
DAVA TARİHİ : 07/02/2025
KARAR TARİHİ : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İhyasına Karar Verilen Şirkete Temsilci Atanması İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının 15.09.1996 - 10.11.2001 tarihleri arasında, temsilci atanması talep edilen şirkete ait Ödemiş ilçesinde bulunan fabrikada üretim işçisi olarak kesintisiz çalıştığını, davacının işe girmiş olduğu tarihlerde, iş yerinde mevcut şirket ünvanının... Tar. Tic. San. A.Ş. olmasına rağmen, iş akdinin sona ermesinden bir süre sonra aynı işyerinde, 13.09.2002 tarihinde ...San. Tic. Ltd.Şti, 12.05.2003 tarihinde ise ...Ltd.Şti. adlı şirketlerin kurulduğunu, 14.05.2003 tarihinde ... Ltd.Şti'nin kapanışının gösterildiğini, davacının, en son çalışmasının devam ettiği şirketin, ..Şirketi olduğunu, bu şirketin İzmir Ticaret Sicilinde tescilli olup, münfesih olması nedeniyle İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile ihya edildiğini, bu nedenle şirkete T.K'nun 35.maddesine göre tebligat yapılması gerektiğini, davacının sigortaya bildirilmeyen günlerinin tespiti için Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesinin...ı dosyasında davalı...Şirketi hakkında dava açtığını, mahkemenin 20.01.2025 tarihli tensip zabtı ile davalı şirketlerin yöntemince ihyasının ve tasfiye memuru atanmasının sağlanması için dava açmak ve tasfiye memurlarını davaya dahil edip taraf teşkilini sağlamak üzere kendilerine 1 aylık kesin süre verilmesi konusunda ara kararı oluşturulduğunu, ...Şirketi hakkında, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesini... esas sayılı dosyasında, daha önce şirket ortağı olan ve aynı zamanda şirket temsilcisi bulunan ...'in şirket temsilcisi olarak atanmasına karar verildiğini, bu nedenle ...arak atanması için bu davanın açıldığını bildirmiş, ihyasına karar verilen ... San. A.Ş.'ye...'in, temsilci atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Merkez -... sicil numarasında kayıtlı... Anonim Şirketi'nin 28/08/1990 tarihinde kurulduğunu, son genel kurul toplantısının 30/12/2004 tarihinde yapılması ve bu tarihten sonra hiçbir işlem yapılmadığı sebebiyle Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca, çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ'in 5. maddesinin ç bendi uyarınca münfesih sayılarak 13/03/2014 tarihinde tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 24/03/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu hususun da 08/08/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, daha sonra İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas ve...karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiğini, ihya kararının 18/04/2016 tarihinde tescil edilerek şirketin ihya olunduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı ilamı ile şirketin ihyasına karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak...nın atandığını, kararın 19/06/2023 tarihinde kesinleştiğini ve sicil dosyasına işlendiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı ilamı ile şirketin ihyasına karar verilip, tasfiye memuru olarak...ın atandığını, kararın 07/11/2023 tarihinde kesinleştiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... karar sayılı ilamı ile şirketin ihyasına karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak ... atandığını, kararın 18/03/2024 tarihinde kesinleştiğini, İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı ilamı ile ihyasına karar verilip, tasfiye memuru olarak...nı, kararın 21/03/2024 tarihinde kesinleştiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... karar sayılı ilamı ile ihyasına karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak...'nın atandığını, kararın 16/10/2024 tarihinde kesinleştiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... karar sayılı ilamı ile şirketin ihyasına karar verilip, tasfiye memuru olarak...in atandığını, kararın 12/12/2024 tarihinde kesinleştiğini, terkin işlemlerinin 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7.maddesi ve Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'de belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlere ve yetkililerine ihtarnameler keşide edilmesine rağmen yasal süresinde müdürlüğe herhangi bir başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, bununla birlikte, Kanunda ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla yapılan ilanın, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceğinin, ayrıca ilanın, Ticaret Odası internet sitesinde yayınlanacağının belirtildiğini, terkin işleminin yasada öngörülen usul ve esaslar dâhilinde yerine getirildiğini, Müdürlüğün yasal hasım olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmayıp dava açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, TTK'nun geçici 7. Maddesinin onbeşinci fıkrasına 7511 Sayılı Kanun ile müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin hüküm getirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın, müdürlüğün yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağına ilişkin kararların bulunduğunun, ayrıca terkin işlemleri sırasında davaya konu şirketin leh ve aleyhine açılan icra takibi ve dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün bulunmadığını bildirmiş, yasal hasım konumunda olması ve dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca, ticaret sicilinden resen silinen... Anonim Şirketi hakkında davacının, Ödemiş... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülmekte olan hizmet tespiti istemli davada, taraf teşkilinin sağlanarak yargılamanın yapılması ve sonuçlandırılması ile verilecek kararın infazı amacıyla sınırlı ek tasfiye işlemlerinin yapılması için, terkin edilen şirket hakkında, terkinden sonra İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında ihya kararı verilmiş olması nedeniyle yeniden ihya kararı verilmeksizin bu dosyada tasfiye memuru olarak atanan ...'in, davacıya ait hizmet tespiti istemli dosyaya ilişkin olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı işlemler yönünden şirketin temsili için, temsilci olarak atanması istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan delil ve belge örnekleri ile; ihyası talep edilen ....Şirketinin, İzmir Merkez -... sicil numarasında kayıtlı iken 30.12.2004 tarihinde yaptığı son genel kurul toplantısından sonra beş yılı aşan süre içinde ve sonrasında bir başka genel kurul toplantısının tescil edilmediği gerekçesi ile TTK'nun geçici 7(1-d) maddesi hükmü uyarınca, sicil müdürlüğü tarafından 04.08.2014 tarihinde tasfiyesiz olarak ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı dışındaki 3.kişilerin terkin edilen şirket hakkında açtıkları davalarla ilgili olarak, terkinden sonra; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... karar sayılı dosyasında farklı davacı tarafından kendi dosyasıyla ilgili hizmet tespiti istemli davayla sınırlı ek tasfiye işlemleri için açılmasına rağmen hükmün ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak kurulmaksızın şirketin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru atanmadığı, ardından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...karar, ...karar ile ... karar sayılı dosyalarında şirketin davacı tarafların dava dosyalarıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilip bütün dosyalarda tasfiye memuru olarak...'nın atandığı, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyasında davacı tarafın, dava dosyasıyla sınırlı olarak ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyasına karar verilmeksizin ...'in tasfiye memuru olarak atandığı, son olarak İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...arar sayılı ilamı ile davacının taraf olduğu dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemleri yönünden şirketin ihyasına karar verilip tasfiye memuru olarak ...'in atandığı, bundan başkaca İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...sas sayılı dosyasında, davacı... Ödemiş İş Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davasına konu tasfiye işlemleri ile ilgili açtığı ihya talepli davada yapılan yargılama sonunda, şirketin daha önce ihya edilmiş olup, faal ve tasfiyesinin devam eder halde bulunması nedeniyle ihyasının gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davacı...'ın, Ödemiş İş Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasına konu tasfiye işlemleri ile ilgili açtığı ihya talepli davada yapılan yargılama sonunda, İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas ve kapatılan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...sında açılan ihya davalarında, ....Şirketinin ihyasına ilişkin verilen kararların belirli bir davaya münhasır olmadığı, şirketin tüzel kişiliğinin ihya edilmiş olması nedeniyle davacının, dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
TTK'nun geçici 7(1).maddesinde; anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. 7.maddenin birinci fıkrası uyarınca; 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerinin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı belirtilmiştir. Söz konusu maddenin 1/d bendinde, sebebi ne olursa olsun aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısı yapılmaması terkin sebebi sayılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi istikrar kazanmış kararlarında; TTK'nun geçici 7.maddesinde tadadi olarak sayılan sebepler dışında başkaca sebeplerle terkin işleminin yapılmasının usulsüz terkin niteliğinde olup, davanın şirket ortak veya yetkilileri tarafından ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak açılmaması halinde şirketin ticaret siciline tasfiye memuru atanmaksızın yeniden tescili, şirket ortak ve yetkilileri dışında diğer ilgililer tarafından ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak açılması halinde şirketin TTK'nun 547(1) maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesi ile birlikte TTK'nun 547(2) maddesi hükmü uyarınca, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memur veya memurlarının atanması gerektiği belirtilmiştir.
Cevap dilekçesi içeriği ve ekli belgeler ile terkin edilen şirkete çıkarılan ihtar yazısı ve ticaret sicil kayıt örnekleri ile; ihyası talep edilen ....Şirketinin tescil edilen 30/12/2004 tarihli genel kurul toplantısından sonra ve son 5 yıl içinde genel kurul toplantısı yapmadığı gerekçesiyle davalı tarafından yapılan terkin işleminin, kanunda sayılan yasal sebebe uygun olarak yerine getirildiği, bunun yanında TTK'nun geçici 7(2).maddesi gereği terkin edilen şirketin terkin işlemleri sırasında hakkında davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davalarının bulunduğuna dair bir delil toplanmaması nedeniyle terkin edilen şirketin yetkilisine ihtar yazısının tebliğe çıkarılmaması dışında terkin işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığı görülmüştür.
TTK'nun 547.maddesinin, 1.fıkrasında; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde ek tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılmasına kadar şirketin yeniden tescilinin istenebileceği, 2.fıkrasında ise; ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, 2023/4063 esas ve 2023/5283 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2022/1340 esas ve 2023/5265 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıdaki kararlarında; 6102 Sayılı Kanunun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya teriminin kullanılmak ile birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde olduğunu, geçici 7.maddenin, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı ihya kararı ile birlikte düzenlemenin amacının, terkin edilen şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması olmasına bağlı olarak aynı zamanda tasfiye memuru da atanması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları gereği ihya davasının, terkin edilen şirket ve ortakları tarafından belirli bir tasfiye konusu ile sınırlı olmaksızın ve şirketin süresiz olarak yeniden tescili istemli olarak açılması hallerinde, terkin işleminin kanunda sayılan sebeplerle yapılıp yapılmadığı, terkin işlemleri sırasında TTK'nun 7(2) maddesi hükmü gereği, terkin edilen şirket lehinde veya aleyhinde görülmekte olan bir davanın bulunup bulunmadığı ve terkin işleminin kanunda gösterilen usule uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, mahkeme tarafından resen incelenmesi gerekli olan yargılama konuları olup, bu hallerden birinin veya birkaçının varlığı halinde şirketin ek tasfiye ile sınırlı olmaksızın ve tasfiye memuru atanmaksızın yeniden ihyasına karar verilmesi gerekecektir. Buna karşılık davanın, şirket yetkilileri ve ortakları dışında kanunda gösterilen ilgili kişilerce TTK'nun 547.maddesi hükmü uyarınca, belirli bir tasfiye konusu ile sınırlı olarak açılması halinde ve Anayasa Mahkemesi tarafından hak düşürücü sürenin iptali kararından sonra her üç konunun yargılama giderleri açısından yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğünün sorumluluğuna etkisi dışında ek tasfiye işlemleri ile ilgili sınırlı olarak verilecek hüküm açısından bir etkisinin bulunmadığı, davanın yalnız ek tasfiye işlemini gerektirecek dava veya icra takibinin sürdürülebilmesi ve sonuçlandırılabilmesi yada yapılacak işlemin yerine getirilmesi için ihya kararının verilmesi zorunluluğunun bulunup bulunmadığı çerçevesinde görülüp sonuçlandırılması, davanın kabulü halinde şirketin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere tasfiye memuru atanması usul, yasa ve istikrar kazanmış Yargıtay kararları gereğidir.
Gerek tasfiye sonucunda, gerekse TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca tasfiye işlemleri yapılmaksızın şirketin terkin edilmesinden sonra TTK'nun 547.maddesi hükmü uyarınca ek tasfiye işlemlerine ihtiyaç duyulması halinde yalnız ihya kararına konu ek tasfiye işlemlerinin yapılması mümkün bulunduğundan farklı kişiler tarafından veya farklı konularda ihtiyaç duyulacak her ek tasfiye işleminin, mahkemece hüküm kurulmadan tasfiye memuru tarafından ek tasfiye işlemleri sırasında kendiliğinden yapılması mümkün bulunmadığı gibi bir başka konuda ek tasfiyeye karar verilmiş ve ek tasfiye işlemlerinin güncel olarak yapılmış olması, başkaca bir ek tasfiye konusu ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak ihya kararı verilmeksizin, aynı tasfiye memurunun veya başka bir tasfiye memurunun atanarak ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi mümkün değildir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde ihyasını talep ettikleri ....Şirketinin, daha önce açılan davalarla ihyasına karar verilmiş olması nedeniyle ihya kararı verilmeksizin davacı ile terkin edilen şirket arasında görülen Ödemiş İş Mahkemesindeki hizmet tespiti istemli dava yönünden şirketin temsil edilmesi amacıyla ...'in temsilci olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiş, bu talebini ara kararı ile verilen süre içinde sunduğu 02.04.2025 tarihli dilekçede de tekrarlamıştır.
İhyası talep edilen ..Şirketi hakkında terkinden sonra, farklı davacılar tarafından açılan ihya davalarında, farklı mahkemeler tarafından farklı hükümler kurulmuştur. Bu davaların tamamındaki ortak özellik; davaların şirket ortakları ve yetkilileri dışında şirketin çalışanları tarafından iş mahkemesinde açılan hizmet tespiti istemli davalarla sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(1) maddesi hükmü çerçevesinde açılmış olmalarıdır. Bir başka deyişle, tüm ihya davaları şirket ortak ve yetkilileri tarafından açılmadığı gibi ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmaksızın şirketin faaliyetine devam etmesi amacıyla yeniden tescili amacıyla açılmamıştır.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında terkin edilen...Şirketinin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmaksızın ve tasfiye memuru atanmaksızın ihyasına karar verilmiş ve davacı tarafça, bu karar dayanak gösterilerek şirketin ihyasına karar verilmeksizin şirkete temsilci atanması talep edilmiş ise de, ... esas sayılı davanın, terkin edilen şirketin işçisi... tarafından, İzmir... İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülen hizmet tespiti istemli dava dosyası ile sınırlı ek tasfiye işlemleri için açıldığı, şirket ortak ve yetkilileri tarafından şirketin usulsüz terkin edildiği iddia edilerek yeniden tescili talebiyle açılmadığı, davacı işçinin bu yönde bir talebi bulunmadığı gibi şirketin kendi davası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmaksızın ihyasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gibi bu nitelikte bir talepte bulunmasının da mümkün bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ihyası talep edilen şirketin, davacı ...'nun alacak ve hakları ile sınırlı olmaksızın ve tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına ilişkin verilen kararın, usul, yasa ve ...esasa sayılı dosya kapsamına uygun olmadığı açık ve anlaşılır olduğu gibi kararın, ek tasfiye işlemi ile sınırlı olmaksızın şirketin sınırsız ve tüm faaliyet konularıyla ilgili olarak şirketin ihyasına karar verilmiş gibi infazının mümkün bulunmadığı, bu çerçevede tüm ilgililerin görevli mahkemeden yapacakları talepler ile dava dosyasıyla sınırlı ek tasfiye işlemlerinin yapılması ve tasfiye memuru atanması konusunda ek kararların ve HMK'nun 304 ve 305.maddeleri hükümleri çerçevesinde kurulacak hükümlerle kararın maddi ve hukuki gerçekliğe uygun olarak düzeltilmesinin mümkün bulunduğu, bununla birlikte bu kararın dayanak yapılarak şirket hakkında daha sonra farklı üçüncü kişiler tarafından, farklı ek tasfiye işlemlerine dayalı açılacak davalarda, şirketin ihyası talep edilmeksizin şirkete ek tasfiye işlemleri için yalnız temsilci veya tasfiye memuru atanması talebinde bulunulması usul ve yasaya aykırıdır. Zira TTK'nun 547(1).maddesi hükmü uyarınca açılacak ek tasfiye talepli davaların konusu, hüküm kurulan ek tasfiye konuları ile sınırlı olup, hüküm konusunun dışında kalan ek tasfiye konularını kapsamaz.
Somut dava yönünden; ek tasfiye işlemine konu Ödemiş... Asliye Hukuk Mahkemesi (iş mahkemesi sıfatıyla)'ni... esas sayılı dava dosyasında, mahkeme 20.01.2025 tarihli tensip tutanağının 12.maddesi ile davacı tarafa, terkin edilen şirketin yöntemince ihyası ve tasfiye memuru atanması konusunda bir aylık kesin süre verilmesine rağmen dava dilekçesinde şirketin daha önce ihyasına karar verildiği, bu nedenle ihyasının gerekmediği, gerekçesiyle yalnız temsilci atanması talebinde bulunulması, öncelikle Ödemiş... Asliye Hukuk Mahkemesi (iş mahkemesi sıfatıyla)'nin tensip ara kararına aykırıdır. Diğer yandan yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının ihya talebi, yalnız kendisiyle ilgili hizmet tespiti davasına ilişkin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olabileceğinden, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında verilen ihya kararının, gerçekte üçüncü kişi şirket alacaklısının hak ve alacaklarına ilişkin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olup, bu karar dışında verilen diğer başka ek tasfiye konuları ile ilgili üçüncü kişilerin açtıkları ihya davaları sonunda verilen ek tasfiye ile sınırlı ihya kararlarının, yalnız ilgili kişilerin hak ve alacaklarıyla ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olması nedeniyle davacının, şirket ortağı ve yetkilisi olmadığı gibi kendi dava dosyası ile ilgili olarak daha önce açtığı ihya davası nedeniyle verilmiş bir ihya kararı da bulunmadığı göz önünde tutulduğunda, önceki ihya kararlarına dayanarak, şirketin kendi dava dosyası ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak ihyasını talep etmeksizin yalnız tasfiye memuru veya temsilci atanması talebinde bulunması mümkün değildir. Bununla birlikte İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında verilen ihya kararı niteliği ve içeriği itibarıyla davacı 3.kişinin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olduğundan, şirketin belirli bir ek tasfiye işlemi ile sınırlı olmaksızın ihya edildiği anlamı taşımamaktadır. Aksinin kabulü halinde bir ek tasfiye işlemi söz konusu olmadan şirketin ihya edildiği kabul edileceğinden, bu durumda bir tasfiye memuru atanması mümkün olmayıp, şirket organlarının mevcut olması halinde şirketin temsile yetkili organları tarafından şirketin temsil edilebileceği, aksi halde şirket organının mevcut olmaması halinde ise şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanmasının gerekeceği bellidir. Bu sebeplerle davacının ancak kendi dosyası ile sınırlı ek tasfiye işlemleri için ihya davası açabileceği, bu davadan önce açılmış diğer tüm davaların ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak açıldığı göz önünde tutulduğunda, davacı tarafın kendi dava dosyasıyla ilgili ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyasını talep etmeden, şirkete yalnız temsilci atanmasına ilişkin talebinin, TTK'nun geçici 7.maddesi ile 547.maddesi hükümlerine aykırı olduğu dikkate alınarak, davacı tarafça her ne kadar başka mahkemeler tarafından verilen karar örnekleri emsal kararlar olarak dosyaya sunulmuş ve bu kararlar çerçevesinde ihya kararı verilmeksizin temsilci atanması talep edilmiş ise de, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında 3.kişi tarafından, kendisine ilişkin görülen hizmet tespiti istemli dava ile sınırlı olarak açılan şirkete temsilci atanması talepli davada, ... Şirketinin ihya edilmeksizin temsilci atanmasına karar verilmesi talebinin kabulü ile şirketin, ihya edilmeksizin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak tasfiye işlemlerinin yapılması için ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında farklı bir 3.kişi tarafından benzer nitelikleri ve aynı sonuç talebi içeren davanın, başka dava dosyalarında daha önce ... Şirketinin ihyasına karar verilmiş olması ve davanın konusuz kalması nedeniyle reddine, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesini...esas sayılı dosyasında farklı bir 3.kişi tarafından, benzer dava sebeplerine dayanılarak açılan aynı şirketin ihyası talepli davanın, şirketin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmaksızın daha önce ihyasına karar verilmiş olmasına bağlı olarak davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile reddine ilişkin hükümler ve gerekçelerinin birbirinden farklı olması ile birlikte bu kararlara karşı yasal yollara başvurulmaması ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları çerçevesinde mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamlarına uygun bulunmaması nedeniyle kararlar, mahkememizce verilen karar yönünden emsal olarak dikkate alınmamış, 3.kişilerin çok sayıda dosyada yalnız kendileri ile ilgili açtıkları hizmet tespiti davaları ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak açtıkları ihya davalarının, davacının hizmet tespiti istemli kendi dava dosyası ile sınırlı olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacına yönelik açacağı ihya ve tasfiye memuru atanması talepli davası yönünden yasal bir engel oluşturmadığı, davacının bu nitelikte açacağı davada hukuki yararının bulunduğu, dava şartları yönünden bir engel bulunmasa da, davacının, kendi dava dosyası ile sınırlı ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyasını talep etmeden yalnız tasfiye memuru atanmasına ilişkin talebinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun düşmediği birlikte değerlendirildiğinde, davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerektirici Nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harçlar peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/04/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye...
e-imza
Katip...
e-imza