Yargıtay 8. Hukuk Dairesinden, 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasında, taşınmazlardaki zilyetlik ve bilirkişi beyanlarındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği hakkında karar.
Özet: Bu hukuki belge, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre gerçekleştirilen kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda Kocaelinin Gebze ilçesindeki birden fazla parselin tespiti ve tescili üzerine çıkan mülkiyet ile zilyetlik uyuşmazlıklarını ele almaktadır; ilk derece mahkemesinin çeşitli davacı ve müdahillerin iddialarını kısmen kabul eden kararı, temyiz üzerine Yargıtay tarafından belirli parseller özelinde kadastro tespit tutanakları ile yerel bilirkişi beyanlarındaki çelişkiler giderilmediği gerekçesiyle bozulmuş, dosyanın yeniden incelenerek keşif yapılmak üzere geri gönderildiği bir süreci anlatmaktadır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/21 E., 2023/52 K. Taraflar arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asli müdahil-davalı ...'in davasının kabulüne, asli müdahil ...'ın davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacısı ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekili, asli müdahil ... ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre, 2012 yılında yapılan kadastro çalışmasında, Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü eski 1582 parsel, yeni 1 79... ve 4 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, taşınmazların davalı olması nedeniyle kadastro tutanaklarının 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.Davacı ... dava dilekçesinde; Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü içerisindeki 15 82... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespit işlemlerinde kendisinin adı yazılmayarak tespitin hatalı olarak davalılar ... ve ... adına yapıldığını, taşınmazların kendi kullanımlarında olduğunu belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2012/25 Esas sayılı davada davacı dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü 15 82... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin hatalı yapıldığı belirtilerek, tespit tutanaklarının iptaline ve taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2013/55 Esas sayılı davada davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde özetle; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü eski 1582, yeni 1 79... , 2, 4 ve 5 sayılı parsellerde zilyetliğini davacıların mirasçısı olduğu murisleri ...'den intikal ettiğini ve zilyetliğinin bu güne kadar kesintisiz devam ettirildiğini, yapılan kadastro tespiti sırasında muris ...'in ve mirasçılarının zilyetliğinin devam ettiği halde davalılar adına tespit yapıldığını, bu nedenle dava konusu parseller hakkında yapılan tespite itiraz ile davacıların adına ve hisseleri oranında yeniden düzenlenmesini talep etmişlerdir.... 03.09.2012 tarihli müdahale dilekçesinde; 1 79... ve 1 80... sayılı parsellerin kendi kullanımında olduğunu belirterek, bu parsellerin kendi zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Orman İdaresi 23.11.2015 tarihli müdahale dilekçesinde 1 79... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.... 10.03.2016 tarihli müdahale dilekçesinde; 1 79... sayılı parselin 1/2'sinin murisi ... tarafından kullanıldığını belirterek, bu parselin zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl dosyada davacı ...'ın davasının reddine, birleşen 2012/47 Esas sayılı dosya davacısı ... ve ...'nın davasının reddine, birleşen 2012/46 Esas sayılı dosya davacısı ... ve ...'nın davasının reddine, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine, asli müdahil ...'in davasının kabulüne; asli müdahil ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen dosya davacısı ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiş; hükmün, birleşen dosya davacısı ... ve ..., ..., ..., asıl dosya davacısı ... ve asli müdahil ... tarafından karar temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/4822 Esas, 2020/1527 Karar sayılı ilamıyla dava konusu 1 79... , 3, 5 ve 1 80... sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddine, hükmün bu parseller yönünden onanmasına; dava konusu 1 79... ve 4 sayılı parsellere yönelik davacı ..., birleşen dosya davacısı ..., birleşen dosya davacıları ... ve ...'nın temyiz itirazları bakımından, davacıların dava konusu taşınmazlarda fiili zilyetliklerinin olmadığı belirtilerek temyiz itirazlarının reddine, dava konusu 1 79... ve 4 sayılı parsellere yönelik asli müdahil ... ve davalı ...'in temyiz itirazları bakımından, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarındaki kullanıcıları ile keşifteki mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkili olduğu, çelişki giderilmeden karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince bir harita mühendisnin katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığının, fiilen taşınmazları kullananların kim olduğunun tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek dava konusu 1 79... ve 4 sayılı parsellere yönelik asli müdahil ... ve davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; yapılan keşifte dinlenen tanıkların dava konusu 2 ve 4 parselin eskiden tek parsel olduğunu ve bu yerin kök muris ... ve çocukları ..., ..., ... ve ... tarafından birlikte kullanıldığını, ...'in kızlarının evlenip köyden ayrılana kadar dava konusu yerleri kullandıklarını, ...'in miras paylaşımına ilişkin bilgilerinin olmadığını, ... ve mirasçıları dışında dava konusu yerleri kullananı görmediklerini, asli müdahil ...'nin söz konusu yerlerde hisse satın alıp almadığını bilmediklerini beyan ettikleri, tanık anlatımlarından dava konusu 1 79... ve 4 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... oğlu ...'e ait olduğu, kök murisin vefatı ile bu yerlerin mirasçıları tarafından elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre birlikte kullanıldığı, kök murisin mirasının paylaşıldığının mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı, asli müdahil ...'nin dava konusu yerlerde tespit tarihi itibari ile kullanımının olmadığı, her iki parselin kök muris adına kullanıcı tespiti verilmesi gerektiği, fakat dava konusu 1 79... parsel yönünden sadece asli müdahil ...'ın önceki hükümde ... oğlu ...'in yarı payına ilişkin temyizi bulunduğu, usuli kazanılmış haktan dolayı aleyhe hüküm kurulması mümkün olmadığından 2 parselin önceki hükümdeki gibi yarı payının asli müdahil ...'ın, yarı payının ... oğlu ... kullanımında olduğu, 4 parselin ise kök muris ... oğlu ... kullanımında olduğu şeklinde hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, asli müdahil ...'in davasının kabulüne, asli müdahil ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen dosya davacısı ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 79... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "iş bu taşınmazın 1/2'si ... oğlu ...'ın kullanımındadır, 1/2'si ... Kızı ...'ın kullanımındadır. Taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline; dava konusu 1 79... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "işbu taşınmaz ... oğlu ... mirasçılarının kullanımındadır, parselin üzerindeki ahırın ... oğlu ...'e ait olduğu ve ahırın krokide (C) harfi ile gösterilen 76.80 m²lik kısmının 1034 parsele tecavüzlü olduğu, taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, diğer davacılar ve asli müdahiller yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Asli müdahil Orman İdaresi vekili; gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmediğini ve kanuni yollara başvurma hakkını kullanamadıkları iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Asli müdahil ...; dava konusu 1 79... ve 4 parsel sayılı taşınmazları devir ve temlikle satın aldığı iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekili; 1 79... parsel yönünden, taşınmazın kadastro tutanağında ... kullanımında iken ölümüyle çocukları ... ve ...'in kullanımına geçtiği, üzerinde bulunan ahırın ...'e ait olduğu belirtilmesine rağmen keşifte mahalli bilirkişiler tarafından taşınmazın ... ve ... tarafından kullanıldığının belirtildiği, çelişkinin giderilmediği ve ...'in kullanımında olduğuna karar verildiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulduğu, bozma ilamına uyularak ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen ... mirasçıları adına karar verildiği, keşif ve dinlenen tanık beyanlarından da taşınmazın ...'in kullanımında olduğunun sabit olduğu, taşınmazın uzun süreden beri ... tarafından kullanıldığı, ... adına tespitine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.1. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Orman İdaresinin 23.11.2015 tarihli asli müdahale talepli dilekçesi ile 1 79... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ettiği, dava konusu taşınmaz yönünden Orman İdaresinin davasının kabulüne, 1 79... parselin kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, hükmün temyizi sonunda Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/4822 Esas, 2020/1527 Karar sayılı ilamıyla, temyiz itirazları reddedilerek hükmün onandığı, bu haliyle hükmün kesinleştiği anlaşıldığından Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.2. Asli müdahil ...'ın hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararın asli müdahil vekiline 21.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, kararın yasal 15 günlük süre geçirildikten sonra 20.05.2025 tarihinde temyiz edildiği, temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmış olup; asli müdahilin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ : Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil ...'ın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle TEMYİZ DİLEKÇELERİNİN REDDİNE,(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden asli müdahillerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.