Yargıtay, banka veya kredi kurumları aracılığıyla dolandırıcılık mahkumiyetini, adli para cezasında haksız menfaat eksik belirlenmesine rağmen aleyhe temyiz olmaması nedeniyle onamıştır.
Özet: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, yargılamada adli para cezasının suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacağı ilkesi gözetilmeyerek eksik hesaplandığı tespit edilmesine karşın, aleyhe temyiz bulunmadığından bu durumun bozma nedeni yapılmadığı; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, iddia ve savunmaların tüm delillerle birlikte değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiği gerekçeleriyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/26899 E.  ,  2025/12360 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/52 E. 2015/363 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükümde adli para cezası hesaplanırken, TCK'nun 158/1-son fıkrası uyarınca sanığa verilen adli para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı hususu nazara alınarak, somut olayda sanığın müştekiye 35.000 TL bedelli çalıntı çeki verdikten sonra müştekiden 35.000 TL tutarında kereste almadığı, 9.000 TL tutarında kereste alıp geri kalanını ertesi gün alacağını söyleyerek müştekinin yanından ayrıldığı, suçun bu anda tamamlandığı ve sanığın 9.000 TL tutarında haksız menfaat elde ettiği, bu nedenle adli para cezası belirlenirken Mahkemece haksız menfaatin 7.000 TL olduğu kabul edilerek eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğu tespit edilmekle birlikte, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.09.2025 tarihinde karar verildi.