Orman İdaresinin, taşınmazın 2/b uygulamasıyla orman dışına çıkarılmasına itirazında, önceki kadastro mahkemesi kararının çelişkili tespiti ve orman vasfının yeniden değerlendirilmesi.
Özet: Bu karar, Orman İdaresinin, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında orman dışına çıkarılan bir taşınmazın aslında orman vasfını koruduğu iddiasıyla açtığı davanın temyiz incelemesidir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri taşınmazın 31.12.1981 öncesi orman niteliğini yitirdiğini ve tarım arazisi olduğunu hava fotoğraflarına dayanarak belirtip davanın reddine karar verirken, daha önceki bir kadastro mahkemesi kararıyla aynı taşınmazın keşif ve bilirkişi raporuyla doğal orman vasfıyla hazine adına tescil edildiği bilgisi mevcut olup, bu durum alt mahkeme kararlarının çelişkili olduğunu göstermektedir.
8. Hukuk Dairesi         2024/3489 E.  ,  2025/6637 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/505 E., 2024/385 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/75 E., 2020/68 K.
Taraflar arasında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu, Adıyaman ili Merkez ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre 1997 yılında yapılan kadastro çalışmasında, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla ... adına tespiti yapılarak 10.11.1997-10.12.1997 tarihleri arasında ilan edildiği, askı ilan süresi içerisinde Adıyaman Kadastro Mahkemesinin 1997/98 Esas sayılı dosyasında, davacı gerçek kişilerin kadastro tespitine itiraz davası açtığı, Orman İdaresinin açılan davaya müdahil olduğu ve dava sonucunda da Adıyaman Kadastro Mahkemesinin 12.04.2000 tarihli ve 1997/98 Esas, 2000/2 Karar sayılı kararıyla müdahil Orman İdaresinin dava konusu taşınmaz yönünden davasının kabulüne, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, 6831 sayılı Kanun'a göre 2019 yılında yapılan evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları sonucunda; dava konusu 1 01... nolu parselin P.V nolu 2/B parseli adı altında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın davalı ...'nun şagilinde olduğunun belirtildiği, çalışmanın 30.05.2019-29.06.2019 tarihleri arasında ilan edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili; dava konusu Adıyaman ili Merkez ilçesi ... köyü, ... mevki 1 01... parsel sayılı taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybetmediğini ve mevcut haliyle de orman sayılan yerlerden olmasına rağmen 2/B vasfıyla orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek, 2/B işleminin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın 1972, 1984, 1992, 1999 hava fotoğraflarında ekim dikim yapılmak suretiyle kullanıldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiği, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili; davaya konu taşınmazın 2/B uygulamasına tabi tutulmasının doğru olmadığı, yapılan 2/B uygulamasının kanunlara aykırılık teşkil ettiği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu, üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa bile salt orman toprağı sayılan yer olarak kabul edileceğinden zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; hükme dayanak bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın 1972, 1984, 19 92... tarihli hava fotoğraflarında orman vasfında olmadığı, 1972 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın tarım arazisi vasfında görüldüğü, 1984 yılı hava fotoğraflarında münferit halde ağaç olduğu değerlendirilen koyuluk gözükmekle birlikte taşınmazın sınırlarında yoğunlaştığı ve taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığı, keşif tarihi itibariyle de tarım arazisi olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiği, İlk Derece Mahkemecesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiş; Orman İdaresi vekili istinaf iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarına göre orman vasfında olmadığı, uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiği belirtilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Adıyaman Kadastro Mahkemesinin 12.04.2000 tarihli ve 1997/98 Esas, 2000/2 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmaza yönelik yapılan keşif neticesinde alınan orman bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın doğal orman vejetasyonuna sahip olduğu, içerisinde ve çevresinde yoğun şekilde meşe ağaçlarının bulunduğu, orman bütünlüğünü bozması, toprak muhafaza karakteri taşıması, üç tarafının orman olarak tespit görmüş olan parsellerle çevrili olması nedeniyle 3116, 4785, 5658 sayılı Kanunlar karşısında 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün 24.07.2000 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiği ve taşınmazın 2/B vasfında olduğu tespitin hatalı olduğu, dava konusu taşımazın kesinleşen kararla orman sayılan yerlerden olduğu ve 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmiş sayılamayacağı gözetilerek hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla, tüm bu hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve Kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.