Bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetinin onanması; tekerrür esaslı önceki hükmün kesinleşme araştırması ve adli para cezası eksikliğinin aleyhe temyiz bulunmadığından bozmama gerekçeleri.
Özet: Bilişim sistemlerini kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde, tekerrüre esas alınan hırsızlık suçuna dair uzlaşma ve düşme kararlarının kesinleşme durumu ile tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak şekilde adli para cezası belirlenmesi gerekirken eksik ceza tayin edilmiş olsa da aleyhe temyiz bulunmadığından bunun bozma nedeni yapılmadığı açıklanmış, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü ve delillerin doğru değerlendirildiği tespit edilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/39681 E.  ,  2025/12401 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/379 E., 2019/182 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz
edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz
isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükümde tekerrüre esas alınan Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/166 Esas, 2011/74 Karar sayılı ilâmına konu hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak, 17.04.2017 tarihli ek karar ile uzlaşmanın sağlanması nedeni ile davanın düşmesine karar verildiği ancak 06.10.2021 tarihli ek karar ile TCK'nın 141/1 ve 143/1 maddeleri uyarınca hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınmadığından sanığın cezasının infazının durdurulmasına dair talebinin reddedildiğine karar verildiği tespit edilmekle, öncelikle düşmeye dair kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak tekerrür hükümlerinin tatbik edilip edilmeyeceğinin infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık eyleminde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son maddesi gereğince adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak şekilde cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi yasaya aykırı ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.