İki asliye hukuk mahkemesi arasında, badem fidanı satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ifa yeri ve yetkili mahkeme tespiti konusunda ortaya çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü.
Özet: İki ayrı asliye hukuk mahkemesi, badem fidanı satış sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat davasında yetki konusunda birbiriyle çelişen kararlar vermiştir; ilk mahkeme, yazılı bir ifa yeri anlaşması olmadığından ve uyuşmazlık parça veya para borcu dışındaki bir borç olduğundan, Türk Borçlar Kanununun genel kuralı gereği borcun borçlunun yerleşim yerinde ifa edileceğini belirterek yetkisizlik kararı verirken, diğer mahkeme ise tanık beyanlarını esas alarak ürünlerin fiilen davacının bulunduğu yerde teslim edildiğini ve borcun orada ifa edildiğini kabul ederek, kanundaki yedek hukuk kuralının uygulanmasının önüne geçtiğini gerekçe göstererek kendisinin de yetkisiz olduğuna hükmetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8271 E.  ,  2025/13590 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/186 Esas, 2024/296 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2024 Tarihli ve 2021/327 Esas, 2024/80 Karar Sayılı Kararı
Davada yetki hususunun sözleşmenin ifa yeri ve genel yetki kurallarına göre tespit olunacağı, ... ilçesinin genel yetki kurallarına göre yetkili olmadığı, taraflar arasında bir sözleşme olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın da bu sözleşmeye ilişkin olduğu gözetildiğinde ise, sözleşmenin ifa yerinin de yetkili olduğu nazara alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre, davacı taraf sözleşmenin ifa yerinin dava konusu bademlerin bulunduğu taşınmaz olduğunu ve davalının borcunu burada ifa ettiğini iddia ederken, davalı taraf ise kendilerinin araçlarının olmadığını ve borcunun ifasının kurumlarının bulunduğu yer olduğunu iddia ettiği, davacı her ne kadar gösterdiği tanıkların beyanları ile borcun ifa yerinin dava konusu bademlerin halen bulunduğu taşınmaz yerindeki mahkemeler olduğunu delillendirmiş ise de, tanık beyanlarının irdelenmesinden önce 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin değerlendirilmesi gerektiği, zira taraflar arasında yapılan yazılı bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, sadece satışa dair faturanın dosya arasına alındığı, dava konusu borcun, para ya da parça borcu olmadı gözetildiğinde, kanundaki tanıma göre 'bunlar dışındaki borçlar' olarak nitelenmesi gerektiği, Kanunda bu borçların, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edileceğinin belirtildiği, buna göre, ifa yerinin, aksinin kararlaştırıldığı yazılı bir delil ile ortaya konulmadığı da gözetilerek, davalının yerleşim yerindeki mahkemeler olan Balıkesir Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmış ve bu nedenle davalının yetki itirazının kabulü gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.10.2024 Tarihli ve 2024/186 Esas, 2024/296 Karar Sayılı Kararı
Davacı tarafın iddialarıyla uyumlu olarak dinlenilen tanık beyanları doğrultusunda satış sözleşmesine konu badem fidanlarının davalı kooperatif başkanı ve yetkilisi olan soyadı tespit edilemeyen ... isimli kişi tarafından davacıya taşınmazlarının da bulunduğu ... ilçesinde teslim edildiği, keza aynı şekilde daha öncesinde davalı kooperatiften fidan satın alan tanıkların da benzeri şekilde ürünlerinin işbu kooperatif temsilcisince bulundukları mahallerde teslime getirildiği, satışa konu fidanları kooperatifi temsilen teslime getiren kimsenin davalı yönünden ifa yardımcısı niteliğinde bulunduğu, bu haliyle satış sözleşmesi uyarınca mal teslim borcunun esasen ... ilçesinde ifa edilmiş olduğunun sabit hale geldiği, böylelikle vaki ifa karşısında artık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinde düzenlenen yedek hukuk kuralı niteliğindeki hükümlerin uygulanma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, maddi tazminat istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
3. 6100 sayılı Kanun'un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesi şöyledir:
“Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
”
4. 6098 sayılı Kanunu'nun “İfa yeri” başlıklı 89 uncu maddesi şöyledir:
“Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.”
C. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10 uncu maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
2. Bir davada, birden fazla yetkili mahkeme bulunması halinde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, yetkisiz bir mahkemede dava açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. Yetki itirazının dinlenebilmesi için, davalı itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi zorunludur. Davacı, genel ve özel yetki kurallarına göre, kendisine verilen seçimlik hakkını kanuna uygun kullanmaz ise seçim hakkı davalıya geçer. Seçim hakkı kullanılırsa davalının bildirdiği yetkili mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilir. Yetkisizlik kararında, yetki itirazında bildirilmemiş olan mahkemenin yetkili olduğuna karar verilemez.
3. Somut olayda, davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yerinin ... olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de yetkili olup davacı tercih hakkını bu yönde kullandığından, uyuşmazlığın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.