Yargıtay 11. Ceza Dairesinden dolandırıcılıkta CMK 309/4-cye aykırı aleyhe mahkumiyet ve mükerrer iddianame sebepleriyle bozma kararı.
Özet: Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, daha önce düşme kararı verilmiş bir eylemin kanun yararına bozma sonrası aleyhe sonuç doğuracak biçimde yeniden yargılanması ve bir katılan aleyhine aynı eylemden iki kez dava açıldığı halde mükerrerliğin göz ardı edilerek mahkumiyet hükmü kurulması nedenleriyle Yargıtay tarafından usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/26356 E.  ,  2025/12159 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/148 E., 2019/415 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜLERİ : Onama, Ret
Sanık hakkında Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 11.12.2017 tarihli ve 2017/30361 Esas, 2017/2647 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık müdafiinin temyizinin süresinde ve aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmesi vekilinin temyizinin ise süresinde olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmesi vekilinin temyiz başvurusu yönünden;
Usulüne uygun olarak 10.06.2019 tebliğ edilen hükme karşı, katılan vekilinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 21.10.2019 tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık müdafiinin temyiz başvurusu yönünden;
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında, katılanlar ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 s. TCK 157/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması için 10.08.2016 tarihli iddianame ile Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/654 esasına kayden açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda 04.04.2017 tarihinde uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği ve kanun yoluna başvurulmadan 25.04.2017 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanık tarafından uzlaşmanın gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle katılanlar ... ve ... tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine dosyanın kanun yararına bozma talebi ile Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 11.12.2017 tarihli ve 2017/30361 Esas, 2017/2647 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen düşme hükmünün kanun yararına bozulduğu, ilk derece mahkemesince dosyanın yeniden ele alınarak 2018/148 esasına kayden yargılamaya devam edildiği, daha önce Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.03.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile sanık hakkında yine katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan Bursa 24.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/267 esasına kayden açılan kamu davasında sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine hükmedildiği, sanığın istinafı üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesi'nin 23.12.20 16... /293 Esas, 2016/301 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi hükmünün uzlaştırma işlemleri uygulanması için bozulduğu, bozma üzerine aynı mahkemenin 2017/25 esasına kayden yapılan yargılamada aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan Bursa 24.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/ 25... /148 Esas sayılı dosyalarının birleştirilerek yargılamaya 2018/148 Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği, yapılan yargılama sonunda, sanığın katılanlara yönelik dolandırıcılık eylemi sabit görülerek temyize konu hükümler kurulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanığın birleşen Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/25 esas sayılı davasına konu eylemiyle ilgili kanun yararına bozma öncesinde kesinleşmiş düşme hükmünün varlığı da dikkate alınarak, kanun yararına bozma sonrasında ilk derece mahkemesince dosyanın yeniden ele alınarak yargılama yapılıp aleyhe sonuç doğuracak şekilde mahkûmiyete hükmedilerek, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen; "Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez." hükmüne muhalefet edilmesi,
2-Sanığın katılan ...'a yönelik eylemiyle ilgili 17.03.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı hâlde, aynı eylemle ilgili 16.08.2016 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının mükerrer olması nedeniyle kamu davasının reddi kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2025 tarihinde karar verildi.