Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, emsal karşılaştırmasıyla belirlenen bedelin yasal faiziyle ödenmesini onayarak taraf vekillerinin temyiz itirazlarını reddetti.
Özet: Yüksek Mahkeme, imar planında okul alanı olarak ayrılan bir taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan bedel tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin davayı kabul kararını istinaf eden tarafların başvurularını esastan reddeden ve arsa niteliğindeki taşınmazın bedelinin emsal karşılaştırmasıyla belirlenmesini hukuka uygun bulan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır; taraflarca yapılan temyiz başvurularını inceleyen Yüksek Mahkeme, taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin ve dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğunu belirterek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifadeyle tüm itirazları reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5134 E.  ,  2025/13026 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/3689 Esas, 2024/3370 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/819 Esas, 2024/700 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ..., Mahallesi 2 35... parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanına isabet etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, tazminat ödemesini gerektirecek hukuki ve maddi bir zorunluluk bulunmadığını, fiilen el atma olmadığını ve zararın söz konusu olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de davanın reddini, mahkemece aksi yönde hüküm kurulacak ise taşınmazın tapu kaydının iptali ile Milli Eğitim Bakanlığına tahsisine ve Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın üstün niteliklerine nazaran bedelinin düşük belirlendiğini ayrıca lehlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ıslah edilen miktar yönünden faizin türünün ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.