Güveni kötüye kullanma suçunda, ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldıran bölge adliye mahkemesi mahkumiyet hükmünün, Anayasa Mahkemesinin basit yargılama usulü iptal kararı gereği hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi için bozulması.
Özet: Bölge adliye mahkemesinin sanığa verilen güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü, Anayasa Mahkemesinin basit yargılama usulüne ilişkin kanundaki "hükme bağlanmış" ibaresini iptal etmesi üzerine, üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren bu suçtan yargılanan sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuş, dosya istinaf mahkemesine geri gönderilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/41383 E.  ,  2025/12030 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2209 E., 2020/831 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli ve 2017/457 Esas, 2018/574 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2.a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüyle duruşma açılmasına ve anılan hükmün 5271 Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; müvekkilinin beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığa üst sınırdan ceza verilmemesi nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.