Kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil davasında idarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi sonucu davanın konusuz kalması üzerine verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı istinafta onanmış, ancak Yargıtayın idarenin kamulaştırmadan tek taraflı vazgeçme imkanının araştırılması gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesi davayı konusuz bularak "karar verilmesine yer olmadığına" hükmetmiştir; bu karara karşı davacı idare, kamulaştırmadan vazgeçme sonrası davalının geri alma hakkını kullanmadığını belirterek, davalı ise idarenin tek taraflı vazgeçmesinin tescil kesinleştikten sonra mümkün olmadığını ve usule uygun vazgeçme kararının sorgulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/13407 E.  ,  2025/13855 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2025/219 Esas, 2025/364 Karar
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 53... ve 11 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2023/620 Esas, 2024/387 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/1819 Esas, 2024/2011 Karar sayılı kararıyla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/1819 Esas, 2024/2011 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idarenin kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği, bu durumda usulüne uygun olarak yetkili mercii tarafından verilmiş kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma davası sonuçlandıktan ve tescil yönünden kesin karar verildikten sonra encümen kararı ile kamulaştırmadan vazgeçildiği için 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince davalının 3 aylık süre içinde geri alma hakkı olduğunu ve davalıya kamulaştırma bedelini iade etmesi halinde taşınmazı geri alabileceğinin bildirildiğini; ancak davalının geri alma hakkını kullanmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescil yönünden kesinleşen kamulaştırma kararı sebebi ile bedelin kesinleşmiş olup olmamasının bir önemi olmadan davacı idarenin tek taraflı olarak kamulaştırmadan vazgeçmesinin mümkün olmadığını, bunun ancak müvekkilleri ile karşılıklı anlaşma halinde davacı idarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi ile mümkün olduğunu, yerel mahkemenin 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre davacı idarenin tek taraflı fesih hakkı olduğundan bahis ile karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bir diğer taraftan da kabul anlamına gelmemekle birlikte kamulaştırmadan kamulaştırma kararı veren ve bu kararı onaylayan yetkili mercin kararı ile vazgeçilebileceğini, davacı idarece usulüne uygun vazgeçme olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı idare vekilince sunulan temyiz dilekçesinde her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca tespit edilen bedeli iade eden malikler yönünden kamulaştırma davalarının konusuz kaldığından reddine, bedeli iade etmeyen malikler yönünden davalara devam edilerek kabul kararı verilmesi gerektiği belirtilmekte ise de 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ancak kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde uygulanması mümkün olup dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma henüz kesinleşmediğinden bu maddenin uygulanması mümkün değildir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.