Kamulaştırma bedeli tespiti ve tescili davasında idarenin vazgeçmesiyle konusuz kalan davanın, tarafların hak ve zararları gözetilerek bozma sonrası verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, uzun bir yargılama ve Yargıtay bozması sonrası, idarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin "dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" hükmettiği kararı konu almaktadır. Her iki taraf da bu kararı temyiz etmiştir: Davacı idare, taşınmaz sahibinin kamulaştırma bedelini iade ederek taşınmazı geri alma hakkını kullanmaması nedeniyle davanın kabulünü isterken, davalı taşınmaz sahibi, idarenin başlattığı ve sonra vazgeçtiği süreçte uğradığı zararlar ile mülkiyet hakkı kısıtlamalarının göz ardı edilerek haksız bir denge kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/13404 E.  ,  2025/13854 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2025/210 Esas, 2025/341 Karar
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 73... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, belirlenen değerin çok düşük olduğunu, emsal ve gerçek değerlerin daha yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2024 tarihli ve 2023/973 Esas, 2024/370 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/1818 Esas, 2024/2007 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/1818 Esas, 2024/2007 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idarenin kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği, bu durumda usulüne uygun olarak yetkili mercii tarafından verilmiş kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma davası sonuçlandıktan ve tescil yönünden kesin karar verildikten sonra encümen kararı ile kamulaştırmadan vazgeçildiği için 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince davalının 3 aylık süre içinde geri alma hakkı olduğunu ve davalıya kamulaştırma bedelini iade etmesi halinde taşınmazı geri alabileceğinin bildirildiğini; ancak davalının geri alma hakkını kullanmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma kararından davacı idarenin vazgeçmesi sonucunda verilen kararın taraflar arasında dengeyi sağlayamadığını, işbu dava süresince müvekillerinin uğradığı zararlar gözönün de bulundurulmaksızın taşınmazın bedelinin nemalarıyla davacı idareye verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece dava süreci ve bu süreçte müvekkillerinin anayasal hakkı olan mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle dava konusu taşınmazdan dilediği gibi yararlanma hakkının elinden alınması gibi olgular dikkate alınmadan sadece davacı idare lehine nemalandırma ifadesinin kullanılmasının müvekkilleri yönünden ağır mağduriyetlere sebebiyet verdiğini, dava konusu taşınmazın bedelinin nemaları ile birlikte iadesine karar verilecekse bu süreçte her iki tarafın da elde ettiği nemalar ve zararlar dikkate alınarak adil bir denge kurulması gerektiğini, söz konusu süreç davacı idare tarafından başlatılmış ve yine davacı idarenin kamulaştırma işleminden vazgeçmesi ile son bulduğunu, bu sürece müvekkillerinin olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisi olmamakla birlikte sadece davacı idare tarafından yapılan işlemlerden zarar görmekle yetindiklerini, dava konusu taşınmazın işgali, kira geliri gibi alacakların davacı idare tarafından kullanılması sonucunda müvekkilerinin uğradığı zarar gözönünde bulundurulmadan müvekkillerinin hakkı olan nemalandırmaların tek taraflı olarak kusurlu idareye iadesine şeklinde verilen kararın müvekkillerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı idare vekilince sunulan temyiz dilekçesinde her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca tespit edilen bedeli iade eden malikler yönünden kamulaştırma davalarının konusuz kaldığından reddine, bedeli iade etmeyen malikler yönünden davalara devam edilerek kabul kararı verilmesi gerektiği belirtilmekte ise de 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ancak kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde uygulanması mümkün olup dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma henüz kesinleşmediğinden bu maddenin uygulanması mümkün değildir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Mahkemece bozma sonrası hakkında hüküm kurulan bedelin davalılarca bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihte varsa işlemiş neması ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemişse varsa işlemiş neması ile yatırılan bankaca davacı idareye iadesine yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3)numaralı bendinin tamamen çıkartılarak ''Kamulaştırma bedeli olan 2.787.878,11 TL'nin davalılar tarafından çekilmiş ise varsa çekildiği tarihe kadar işlemiş neması ile davalılardan alınarak davacı idareye iadesine, çekilmemiş ise varsa işlemiş neması ile yatırılan bankaca davacı idareye iadesine'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.