Kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasında, idarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi sonrası konusuz kalan uyuşmazlıkta geri alma hakkı ve faiz yükümlülüğü temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında ilk derece mahkemesince davanın başlangıçta kabulüne karar verilmiş, ancak Yargıtay’ın idarenin kamulaştırmadan vazgeçme kararının araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı sonrası, ilk derece mahkemesi davanın konusuz kaldığına hükmetmiştir; bu kararın temyizi üzerine davacı idare, davalının kamulaştırmadan vazgeçilmesi sonrası bedeli iade ederek geri alma hakkını kullanmaması nedeniyle davanın kabul edilmesi gerektiğini savunurken, davalı ise belirlenen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu ve idarenin hatasından kaynaklanan bir geri ödeme yükümlülüğü olmadığını ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2025/284 Esas, 2025/315 KararKARAR: Karar verilmesine yer olmadığınaTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 95... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazın kamulaştırma bedelinin gerçek değeri üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli ve 2023/880 Esas, 2024/322Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin19.09.2024 tarihli ve 2024/2251 Esas, 2024/2267 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin19.09.2024 tarihli ve 2024/2251Esas, 2024/2267 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idarenin kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği, bu durumda usulüne uygun olarak yetkili mercii tarafından verilmiş kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma davası sonuçlandıktan ve tescil yönünden kesin karar verildikten sonra encümen kararı ile kamulaştırmadan vazgeçildiği için 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince davalının 3 aylık süre içinde geri alma hakkı olduğunu ve davalıya kamulaştırma bedelini iade etmesi halinde taşınmazı geri alabileceğinin bildirildiğini; ancak davalının geri alma hakkını kullanmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takdir edilen kamulaştırma bedelinin hatalı ve düşük olduğunu, mahkeme hükmünün dördüncü bendinde, 1.658.618,42 TL’nin davalı tarafından çekilmiş ise çekildiği tarihe kadar işlemiş neması ile çekilmemiş ise iade anındaki işlemiş neması ile davacı idareye iadesine, şeklinde hüküm kurulmuş olup mahkemenin iş bu hükmüne itiraz ettiklerini, müvekkilinin bedeli ödeme yükümlülüğü olmadığını, müvekkili aleyhine ilave nema ödeme yükümlülüğü getirilmiş olmasının kabul edilemediğini, belediyece yapılan hatalı işlemlerin bütün mağduriyetinin müvekkiline yıkıldığını, kararın altıncı bendinde belirtilen mahkeme vekâlet ücretinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Davacı idare vekilince sunulan temyiz dilekçesinde her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca tespit edilen bedeli iade eden malikler yönünden kamulaştırma davalarının konusuz kaldığından reddine, bedeli iade etmeyen malikler yönünden davalara devam edilerek kabul kararı verilmesi gerektiği belirtilmekte ise de 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ancak kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde uygulanması mümkün olup dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma henüz kesinleşmediğinden bu maddenin uygulanması mümkün değildir.3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.4. Mahkemece bozma sonrası hakkında hüküm kurulan bedelin davalıca bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihte varsa işlemiş neması ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemişse varsa işlemiş neması ile yatırılan bankaca davacı idareye iadesine yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4)numaralı bendinin tamamen çıkartılarak ''Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 95... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedeli olarak belirlenen 1.658.618,42 TL'nin davalı tarafından çekilmiş ise varsa çekildiği tarihe kadar işlemiş neması ile davalıdan alınarak davacı idareye iadesine, çekilmemiş ise varsa işlemiş neması ile yatırılan bankaca davacı idareye iadesine'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.