Ziynet eşyasının aynen iadesine hükmedilen ilamda bedel veya faiz belirtilmemesi durumunda icra takibinde faiz başlangıç tarihi ve taşınır mal değeri takdiri hususlarında 12. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesi.
Özet: Sunulan hukuki evrak, mahkeme ilamında yalnızca ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişken, alacaklının icra takibinde bu eşyaların teslimi mümkün olmazsa parasal değerinin faiziyle birlikte tahsilini talep etmesi üzerine ortaya çıkan bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Borçlu, ilamda faiz hükmü bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptalini istemiş, ilk derece mahkemesi faiz kısmını çıkarmış, ancak bölge adliye mahkemesi yalnızca faiz başlangıç tarihini düzeltmiştir. Yüksek mahkeme, ilamda taşınır malın sadece teslimine karar verilmiş ve terditli dava açılmamışsa, malın değerinin icra müdürlüğünce takdir edilmesi gerektiğini, alacaklının ilamda yer almayan faiz talebinin esasen hatalı olduğunu ve icra emrine eklenemeyeceğini vurgulayarak bölge adliye mahkemesinin faiz başlangıç tarihini düzeltme kararının yetersiz kaldığını belirtmektedir.
12. Hukuk Dairesi         2025/6493 E.  ,  2025/7613 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; ilamda ziynet eşyası konusunda sadece aynen iade şeklinde karar verilmiş olmasına, alacaklı tarafın ilamda yer almamasına rağmen asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile; Gaziantep İcra Dairesi'nin 2024/87196 Esas sayılı icra dosyasında icra emrinde belirtilen "ziynet eşyaların aynen iadesi ve teslimi mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki değerinin karşı dava tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili" kısmının çıkartılarak icra emrinin bu şekilde düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince, icra dosyasında icra emrinde istenen faizin icra emrinden çıkartılması yanılgılı olduğu istinafa gelen taraf ve aleyhe hüküm kurma yasağı dikkate alındığı gerekçesiyle istinaf sebepleri kısmen kabul edilerek; istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin kısmen kabulü ile; Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2024/87196 E. sayılı icra takip dosyasındaki icra emrinde belirtilen faiz başlangıç tarihinin 30.10.2023 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın alacaklı ve borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Alacaklı ... vekili tarafından borçlu ... aleyhine başlatılan ilamlı icra takibine dayanak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin 30.10.2023 tarihli ve 2022/2793 E., 2022/2039 K. sayılı ilamında; “…-Davalı-karşı davacı kadının ziynet eşyası alacağı davasının kısmen kabulü ile;
* 22... gram 10 adet bilezik (toplam 39.150,00 TL),
* 22... gram gerdanlık (toplam 26.100,00 TL),
*22 ayar Tuğralı kolye 43 gram (toplam 11.223,00 TL),
* 22... uruplu bileklik 25 gram (toplam 6.525,00 TL),
*22 ayar yüzük 7 gram (toplam 1.827,00 TL),
*22 ayar yüzük 5 gram (toplam 1.350,00 TL),
* 22... gram 2 adet yüzük (toplam 5.220,00 TL),
*22 ayar çift küpe 6 gram (toplam 1.566,00 TL), ziynet eşyalarının davalı-karşı davacıya aynen iadesine, davalı karşı davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine ,…” karar verildiği, alacaklının takip talebi üzerine düzenlenen (2) örnek nolu icra emrinde ziynet eşyalarının TL karşılığına yer verilmeden aynen iadesine teslimi mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki değerinin karşı dava tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep edildiği, icra emrinin borçluya vekiline 24.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Teslimine hükmolunan taşınır malın değeri ilamda yazılı değilse; alacaklı (davacı), dava dilekçesinde (talep sonucunda) yalnız taşınır malın teslimine karar verilmesini istemiş (bulunamazsa, bedelinin tahsili talebi ile terditli dava açmamış) ise, mahkeme, yalnız taşınır malın teslimine karar verebilir, bulunamazsa bedelinin tahsiline de (yani terditli hüküm) veremez (6100 sayılı HMK m. 26). Terditli dava açılmamış olması nedeniyle, ilamda yalnız taşınır malın teslimine karar verilmiş olması hâlinde, malın değeri mahkemenin görevi ve harç (ve vekâlet ücreti) hesaplanması için ilamda gösterilmiş olsa bile, taşınır malın değeri (İİK m. 24/4 anlamında) ilamda yazılı sayılamaz. Buna göre, teslimine hükmolunan malın değeri ilamda (hüküm fıkrasında) yazılı değilse, bakılır; eğer alacaklı ile borçlu taşınır malın değeri üzerinde anlaşırlarsa, borçlu, bu anlaşılan miktar parayı ödemek suretiyle (teslim) borcundan kurtulur. Eğer, alacaklı ile borçlu taşınır malın (ilamda yazılı olmayan) değeri üzerinde bir anlaşmaya varamazlarsa, yani bu değer ihtilaflı ise, o zaman taşınır malın değeri icra müdürü tarafından takdir olunur. İcra müdürü, taşınır malın değerini haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir eder (m. 24/5, c. 3). İcra müdürü, taşınır malın değerini takdir ederken, malın değerini borsa veya ticaret odalarından, bu kuruluşların bulunmadığı yerlerde, kendisi tarafından seçilecek bilirkişiden sorar ve alacağı cevaba göre taşınır malın değerini belirler (m. 24/5) ve bu bedeli bir muhtıra ile borçludan ister. İlgililerin (özellikle alacaklı ve borçlunun) icra müdürünün değer takdirine ve muhtıra tebliğine karşı icra mahkemesine şikâyet hakları vardır (m. 24/4) (Kuru, s. 960-962).
İlamda yazılı olan taşınır mal (veya misli) borçlunun elinde bulunamazsa, taşınır mal (teslim) borcu para borcuna dönüşür ve borçlu taşınır malın yukardaki esaslara göre tespit edilen değerini borçlanmış sayılır. Borçlu bu parayı icra dairesine ödemekle yükümlüdür. Borçlu bu parayı rızası ile ödemezse, ayrıca bir hükme ve icra emrine gerek kalmaksızın borçlunun bu borcu karşılamaya yetecek miktarda malı haczedilir; bu mallar satılarak bedelinden alacaklı tatmin edilir (m. 24/4). İİK’nın 24. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde "ayrıca icra emri tebliğine (ve dolayısıyla hükme) hacet kalmaksızın" denildiğinden, m. 24/4. hükmüne göre malın bedelini (doğrudan doğruya) talep etme hak ve yetkisi bulunan alacaklının, taşınır malın değeri için borçluya karşı alacak davası açmakta hukukî yararı yoktur (Kuru, s. 962). İİK’nın 24. maddesinin 4. fıkrasındaki “taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı” düzenlemesi anlamında ilamda ziynet eşyalarına ilişkin değerlerin yazılı olduğunun kabul edilebilmesi için "taşınır malın aynen teslimine, bulunamazsa bedeli olan şu kadar liranın ödenmesine" şeklinde terditli bir hüküm kurulması gerekir. Ancak takip dayanağı ilamda sadece aynen iadeye hükmedilmiş olup, bulunamadığı takdirde ne kadar lira bedelin tahsil edileceğine hükmedilmemiş, terditli bir hüküm kurulmamıştır. İlamda gösterilen değerler ise harcın hesaplanması için gösterildiğinden taşınır malın değeri ilamda yazılı sayılamaz. İlamda harcın hesaplanabilmesi için gösterilen değerlerin ziynet eşyalarının başına yazılmış olması da, mahkemenin verdiği kararı değiştirmez. İİK’nın 24. maddesinin Millet Meclisi Adalet Komisyonu gerekçesinde belirtilen “Hüküm fıkrasında sarahaten belirtilmiş olan değer”den kasıt, hüküm fıkrasında "borçlunun elinde bulunan falan taşınır malın teslimine, bulunamazsa bedeli olan şu kadar liranın ödenmesine" şeklinde terditli bir hüküm kurularak bedele de hükmedilmiş olması demektir.
İİK’nın 24 . maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde açıkça belirtildiği üzere “Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur.” Bu durumda icra dairesince ziynet eşyalarının değeri haczin yapıldığı tarihteki rayice göre tespit edilmelidir. (Yarg.HGK. 15.06.2021 tarih ve 2017/8-1678 E. -2021/757 K.) Bunun yanında takip dayanağı ilamın temyiz incelemesinde Yargıtayın ilgili dairesince uyuşmazlığın konusunun ziynet eşyalarının aynen iadesine ilişkin olduğunu belirtildiği görülmüştür. Bu sebeple ziynet eşyalarının değerlerinin hükümde belirtilmesinin İİK’nun 24. maddesine göre menkul malın değerinin ilamda yazılı olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ziynet eşyalarının aynen iadesine mümkün olmaması halinde İİK’nun 24/4-2. cümlesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :
Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 10.06.2025 tarih ve 2025/502 E. - 2025/888 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.