Kullanım Kadastrosu İtiraz Davasında, Hazine Adına Kayıtlı 2/B Alanı Taşınmazların Hatalı Tespitine Yönelik Mirasçıların Tapu Tahsis Belgesi Kaynaklı Hak Talebi.
Özet: Bu hukuki evrak, orman sınırları dışına çıkarılan 2/b kapsamındaki arazilerde yapılan kullanım kadastrosu sırasında, noter senedi ve idare mahkemesi kararıyla iptali kaldırılmış tapu tahsis belgesine dayanarak 400 metrekarelik taşınmaz üzerindeki kullanıcı haklarının tescilini isteyen davacıların talebi üzerine açılan itiraz davasının temyiz incelemesini içermektedir; davacılar murislerine ait parselin hatalı olarak başkalarının kullanımına katıldığını iddia ederken, bölge adliye mahkemesinin bozma kararına uyarak davanın kabulüne karar vermesi üzerine davalılar kararı yeniden temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3248 E., 2023/1071 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, ... ve Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili Eyüp ilçesi ... köyü/Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 06... , 10... parsel sayılı sırasıyla 597,17, 1.219, 59... ,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 1 06... parselin ..., 1 06... parselin ... ve 1 06... parselin ... ve ...'ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; murisi ...'nin 1971 yılında .... Noterliğinde düzenlenen mukavelename ve resen ibraname ile ... 'tan Hazine adına kayıtlı 400 metrekare arsayı devir ve satın aldığını, murisi adına tapu tahsis belgesi verildiğini, murisi ...'nin yaşlandığını, koruma ve bakım için çocuklarının yanına yerleştiğini, konutun terk edilmesi gerekçesi ile tapu tahsis belgesinin 06.09.1990 gün ve 36049 sayılı işlemle iptal edildiğini, İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 1990/1610 Esas ve l993/79 Karar sayılı dosyasından işlemin iptali için açılan davada 21.01.1993 tarihinde idarenin işleminin iptal edildiğini, Kadastro Müdürlüğünce ... köyünde yapılan 2/B çalışmasında 216 nolu parselin 1 06... , 10, 11, 12, 13, 14 parsel numaralarını aldığını ve tapu tahsisli 400 metrekarelik yerin bir kısmının ... ve bir kısmının ...'ın yerlerine katıldığını, hatalı tespit ve uygulama yapıldığını, haksız ve dayanaksız şagil tespitinin iptaline, eski hale dönülmesine karar verilmesini, dava konusu taşınmazda 400 metrekare yerin murisleri ...’den kaldığını iddia ederek, beyanlar hanesinde payları oranında adlarına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 216 parselden 400 metrekarelik kısmın ...'a, 370 metrekarelik kısmın ...'a tahsis edildiğini, ...'ın 23.06.1993 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarının davaya dahil edilmesini, müvekkillerinin hasım olarak gösterilmesi nedeniyle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, muris ... tarafından gecekondu olarak gösterilen yerin aslında odunluk olduğunu, hiçbir odasının bulunmadığını ve daha sonra da yıkıldığını, yerin 2/B kapsamında kaldığından tahsisin iptal edildiğini belirtilerek, davanın görev, husumet, hukuki dayanak ve esastan reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesine konu olayın tespit davası mı yoksa eda davası mı olduğunun anlaşılmadığını, husumetin kadastro müdürlüklerine değil hak sahiplerine yöneltilmesi gerektiğini, muhtar ve bilirkişi beyanları doğrultusunda kullanıcı tespiti yapıldığını, askı ilanın tamamlandığını, süresinde dava açılmadığını, tespitlerin kesinleştiğini ve Tapu Müdürlüğüne devredildiğini belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 27.12.2017 tarihli ve 2011/466 Esas, 2017/496 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2018/1848 Esas, 2019/439 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizin 14.09.2022 tarihli ve 2021/4972 Esas, 2022/6990 Karar sayılı ilamıyla; "davacı tarafın dayandığı 06.09.1971 tarih ve ... yevmiye nolu noter senedi ile, davacıların murisi ...'nin, satıcı ...’tan, ... ve ...’a komşu olduğu belirtilen 400 metrekare yeri satın aldığı, dava konusu yer için 14.06.1985 tarihinde davacıların murisi ... adına tapu tahsis belgesi düzenlendikten sonra ilgili belgenin idarece 06.09.1990 tarihinde iptal edildiği, İstanbul 1.İdare Mahkemesinin 1990/1610 Esas ve 1993/79 Karar sayılı ilamıyla davacıların murisinin bu yerde bulunan iki odalı gecekonduda ikamet ettiği gerekçe gösterilerek belgenin iptaline ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, davacıların murisi ...’nin, 1970'li yıllardan kullanım kadastrosunun yapıldığı 2010 yılına kadar dava konusu yerde ikamet ettiği ve bu yeri kullandığı, dosya arasında bulunan Eyüp Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/333 Esas, 1997 Karar sayılı 10.07.1997 tarihli ilamının incelenmesinde de, davacı ...'ın, davacıların murisi ..., ... ve ... aleyhine, müdahalenin men'i ve tazminat talebinde bulunarak, ...’nin inşaat yaparken kendi yerine tecavüz ettiğini, hafriyat yaptığını, duvarını ve foseptiğini kırdığını iddia ettiği, ...’nin savunmasında tapu tahsis belgesine göre hak sahibi olduğu 400 metrekare üzerinde tasarrufta bulunduğunu ifade ettiği ve Mahkemece, ... kullanımında olan yere ilişkin olarak davacı taraf lehine müdahalenin men'ine karar verildiği ve buna göre, tarafların dava konusu yerde bu tarihte komşu oldukları ve davacıların murisi ...’nin bu mevkide 400 metrekare yeri kullanmakta olduğunun anlaşıldığı, mahallinde 08.04.2016 tarihinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanıklarından ...'in beyanında, komşu parsel maliki olduğunu, 1965 yılından beri dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkide oturduğunu, davacıların murisi ...’nin dava konusu yeri 1971 yılında ... ’tan satın aldığını, 2010 yılına kadar üzerinde bulunan gecekonduda yaşadığını, hastalanarak çocuklarının yanına taşındığında gecekondunun ...’ın çocukları tarafından yıkıldığını, ...’nın ise 2011 yılında öldüğünü, dava konusu yerin davalı taraf adına yazıldığını öğrendiklerinde sorunu çözmek için kendisinin ...’a gittiğini, ...’nin kendisine bu yerin ... mirasçısına ait olduğunu ancak ...’ın kendi adına yazdırdığını söylediğini ifade ettiğini, davacı tanığı ...'un dava konusu boşlukta ...’nin bir gecekondusunun bulunduğunu ve burada oturduğunu bildiğini ifade ettiğini, dava konusu 1 06... , 9, 8 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde kalan ve 22.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 154,45 metrekare, B harfi ile gösterilen 202,20 metrekare ve C harfi ile gösterilen 20,47 metrekare yerlerin, kullanım kadastro tespit tarihi olan 2010 yılından çok önceleri 1971 yılında davacıların murisi ... tarafından satın alındığı ve tespit tarihine kadar da kullanımında bulunduğu, davanın kabulü ile tapunun beyanlar hanesine ... mirasçıları lehine kullanıcı şerhi verilmesine hükmedilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 'davanın kabulüne, 1 06... , 10... parseller dahilinde bulunan dosya içinde mevcut 22.05.2016 tarihli fen bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 154,45 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 202,20 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 20,47 metrekarelik taşınmaz bölümlerinin davalı kullanıcıları ..., ..., ... ve ... lehlerine verilen kullanıcı şerhlerinin kısmen iptalleri ile (A,B,C için) bu taşınmaz bölümlerinin davacı ... mirasçılarının kullanımlarında olduğunun beyanlar hanesine şerhine, kalan bölümlerin yine lehine kullanıcı şerhi verilenler üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vekili, ... ve Kadastro Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.B. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların davaya konu yer ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, tapu tahsis belgesinin varlığının dava konusu yerin fiili kullanım hakkını davacılara vermeyeceğini, davacıların murisinin söz konusu yeri yıllardan beri kullanmadığını, fiili kullanıcı tespitinin yapıldığını, askı ilan sürelerinin tamamlandığını ve süresinde dava açılmayarak şagil tespitlerinin kesinleştiğini, davacıların tapu tahsis belgesine dayanarak hak iddia ettikleri bölgede 2/B alanlarına ilişkin olarak kullanıcılara satışların durdurulduğunu, tespit edilen hiçbir kullanıcının tapularını şu ana kadar alamadıklarını, söz konusu bölgenin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin proje alanına dahil edildiğini, bu hususun İstanbul Büyükşehir Belediyesine sorulmadan hüküm kurulmakla eksik inceleme yapılarak hatalı bir karar verildiğini, eksik inceleme yapılarak verilen kararın kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu yeri satın alma yoluyla mülk edindiğinin noter tasdikli evraklar ve geçmişte verilmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu, davacıların fiili durumda eski veya yeni arsa üzerinde hiçbir kullanımlarının olmadığını, eksik incelemeye, usule, kanuna aykırı kazanılmış hakkını ihlal eden kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 216 parsel numaralı taşınmazın ...'nin de aralarında bulunduğu şahıslara tapu tahsis belgesi verildiği tarihte Orman Kanunu'nun 6831 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile Değişik 2/B maddesinin uygulaması sonucunda orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle, ... numaralı Milli Emlak Genelgesine göre 2981 sayılı Kanundan yararlanması mümkün olmadığından 216 parsele adlarına işlenen tapu tahsis şerhinin terkin edilmesinin müvekkili idare tarafından Eyüp Tapu Müdürlüğünden istenildiğini, 06.07.2011 tarihli ve 60632 sayılı yazı ile ...'nin mirasçılarına tebliğ edildiğini, mirasçılar tarafından İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2011/2015 Esas numarasında tapu tahsis belgesinin iptaline ilişkin 06.07.2011 tarihli ve 60632 sayılı işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması için açılan davanın Mahkemenin 31.01.2014 tarihli ve 2011/2015 Esas, 2014/136 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini, kararın Danıştay 14. Dairesinin 14.01.2016 tarihli ve 2014/5781 Esas, 2016/2909 Karar sayılı kararıyla onandığını, ortada geçerli bir tapu tahsis belgesinin varlığından söz edilemeyeceğini, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın belediye hudutları içerisinde kaldığını, orman içi köyü olmadığını, 3302 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin beyanlar hanesine yazılmasının mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.C. GerekçeUyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, ... ve Kadastro Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,615,40 TL onama harcının davalı ...'dan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.