Hizmet tespiti davasında işverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda uygulanan hak düşürücü süre değerlendirmesi ve temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, belirli dönemlerde farklı işverenler nezdindeki sigortalı çalışmalarının tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi bazı talepleri hak düşürücü süre nedeniyle reddederken, diğer çalışma dönemlerini kabul etmiş ve bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmıştır; uyuşmazlığın temyiz incelemesi, kamu düzeni ile ilgili hizmet tespiti davalarının niteliği, bu davalarda uygulanan ve zaman içinde değişiklik gösteren hak düşürücü sürelerin tatbikatı ve işverenlerin sigorta bildirim yükümlülükleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/3453 E.  ,  2025/12691 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2206 E., 2024/4560 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/261 E., 2022/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23.07.2008-15.06.2009; 01.03.2012-26.06.2020 tarihleri arasındaki sürelerde davalılardan ... ve ...'ın dönem dönem işlettikleri ... Mahallesi ... Gazinosu (Aile Restoranı) .../Konya’daki işyerinde kesintisiz olarak sigortalı olarak çalıştığının tespitini dava ve talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile davacının davalılardan ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.03.2012-27.03.2017 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak, davalılardan ...'a ait ... sicil numaralı işyerinde 28.03.2017-26.06.2020 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine,
Davacının 23.07.2008-15.06.2009 tarihleri arasındaki talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine," karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Sigortalı hizmetin tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirmekte olup bu niteliği gereği özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekmektedir. Bu davaların kanuni dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası olup bu bentte “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak hizmet tespiti isteyebilecekleri” açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın mevcudiyetini etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Söz konusu Kanun'un kabul edilip, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, hâlen geçerliliğini korumaktadır.
2.Bu kapsamda işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunludur.
3.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 1. fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79.maddesinin 10. fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, Kurum tarafından yapılan bir tespitin olması hâlinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır.
3. Değerlendirme
Somut olaya gelince, dava konusu dönem olan 23.07.2008-15.062009 tarihleri arası dönem açısından hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi bakımından, 23.07.2008 tarihli Yerel Denetim Tutanağı ile davacının davalı adına kayıtlı iş yerinde 23.07.2008 tarihi itibariyle 1 günlük çalışmasının tespit edilmiş olması karşısında 23.07.2008-15.062009 tarihleri arası dönem açısından hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemez, Mahkemece davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.