Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında konusuz kalan yargılama sonrası verilen karar verilmesine yer olmadığına hükmünün muhdesat aidiyeti yönünden eksikliği nedeniyle temyizen bozulması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının istinafça onanmasının ardından Yargıtay tarafından idarenin kamulaştırmadan vazgeçip vazgeçmediğinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulması ve bozma sonrası ilk derece mahkemesince davanın konusuz kaldığına karar verilmesi üzerine davalılar vekilince yapılan temyiz incelemesinde; Yargıtay, taşınmazın tapu kaydının iptali ile önceki maliki adına tesciline ilişkin hükmün yerinde olduğunu, ancak parsel üzerindeki yapıların davalılara aidiyetine karar verilmemesinin eksik ve hatalı olduğunu belirterek hükmü tekrar bozmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/13042 E.  ,  2025/13852 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2025/127 Esas, 2025/283 Karar
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 81... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alınarak gerçek değerinin tespitini, kamulaştırma işleminin iptali için yürütmenin durdurulması istemli olarak Samsun 3. İdare Mahkemesinde açtıkları davanın sonucunun beklenmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli, 2023/754 Esas, 2023/1119Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ve 2024/359 Esas, 2024/676 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ve 2024/359 Esas, 2024/676 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idarenin kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği, bu durumda usulüne uygun olarak yetkili mercii tarafından verilmiş kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin eldeki davanın son kararı olan 27.05.2025 tarihli gerekçeli kararda tescil hükmünün yanı sıra taşınmaz üzerinde var olan bina ve muhdesatlarının da davalıya aidiyetine şeklinde hüküm tesis etmesi gerektiğini, muhdesat ve bina için aidiyet hükmü kurulmadığından kararın eksik ve hatalı olduğunu, kararın müvekkili lehine bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Mahkemece bozma sonrası karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek kurulan yeni hükümde; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile önceki maliki olan davalı adına tesciline dair hüküm kurulması yerinde ise de parsel üzerinde bulunan yapının davalılara aidiyetine karar verilmemesi eksik ve hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2)numaralı bendinin sonuna gelecek şekilde ''parsel üzerinde bulunan yapının davalılara aidiyetine'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.