5. Hukuk Dairesinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında emsal bedel ile enflasyon karşısında yasal faiz uyuşmazlığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ve 510 TL/m² bedel üzerinden kamulaştırma bedeli belirlenmesine dair kararının, taraflarca emsal incelemesinin usule uygun yapılmadığı, yüksek veya düşük bedel takdir edildiği ve enflasyon karşısında yasal faizin yetersiz kaldığı yönündeki istinaf iddiaları bölge adliye mahkemesince, kamulaştırma kanununa uygun değerleme yapıldığı ve anayasa mahkemesi kararının geriye dönük uygulanamayacağı gerekçesiyle reddedilerek istinaf kararının temyiz edildiği bir yargı sürecidir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3470 E.  ,  2025/13017 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/97 Esas, 2025/81 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/179 Esas, 2024/11 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekilleri istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçelerinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 64... parsel ve 1 66... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; taşınmazların şehir merkezine, ... Sanayi Bölgesine, çevre yollarına ve yeni yapılan ....Projesine çok yakın bir konumda olduğunu, taşınmazın bulunduğu konumda ulaşım hizmetleri, elektrik, su, doğalgaz vs. tüm altyapı ve belediye hizmetleri mevcut bulunduğunu, bu sebeple hüküm tesis edilirken taşınmazın konumu ve özellikleri göz önünde bulundurulmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerektiğini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, yüksek bedelli taşınmaz satışı emsal alınarak taşınmaza fahiş bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, enflasyon karşısında yasal faizin yetersiz kaldığını ileri sürmüştür.
3.Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, enflasyon karşısında yasal faizin yetersiz kaldığını, düşük bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür.
4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, taşınmazlara konumlarına ve rayiçlerine göre düşük bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların konum ve niteliğine göre 20.12.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla 510TL/m² birim bedel üzerinden belirlenen kamulaştırma bedeli uygun olduğu ayrıca 2942 sayılı Kanun'un 10/9 uncu maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararın'da eldeki davada doğrudan ve geriye dönük uygulama kabiliyetinin bulunmayıp yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiş olmasının da yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar berilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, yüksek bedelli taşınmaz satışı emsal alınarak taşınmaza fahiş bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, enflasyon karşısında yasal faizin yetersiz kaldığını, ileri sürmüştür.
3.Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, enflasyon karşısında yasal faizin yetersiz kaldığını, düşük bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, taşınmazlara konumlarına ve rayiçlerine göre düşük bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (temyiz eden davalılardan ... vekillerinin 19.02.2025 tarihli temyiz dilekçesi ile ... vd. vekilinin bilâ tarihli temyiz dilekçesindeki; "Anayasa Mahkemesinin faize ilişkin iptal kararı uyarınca, temyize konu kararın uygulanacak faizin başlangıcı ve oranı yönünden bozulması istemine" ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada temyiz eden davalılardan ... ile ... vd. yönünden Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun sair yönleriyle katıldığımız "Onama" kararının faizle ilgili 3 No.lu "Değerlendirme görüşüne" katılmıyoruz. 16.10.2025