Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tescil davasında, dava konusu taşınmazların parsel numarası alarak tapuya bağlandığının anlaşılması üzerine, kadastro mahkemesinin görev alanı veya davanın tapu iptali ve tescile dönüşümü hususunda eksik araştırma ve inceleme nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Taşınmazların tescili talepli davada ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı temyiz edilmiş olup, Yargıtay, önceki bozma kararına uyularak yapılan yargılamada verilen kararı; dava konusu taşınmazların tapuya bağlanarak parsel numarası almış olduğunun temyiz aşamasında anlaşılmasına rağmen, ilk derece mahkemesinin, bu durumun nedenini ve taşınmazlar hakkında kadastro çalışması yapılıp yapılmadığını araştırmayarak, kadastro tutanağı varsa görevli kadastro mahkemesine devredilmesi, yoksa davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü gözetilerek karar verilmesi gerektiği hususlarını göz ardı edip eksik inceleme ile hüküm kurduğu gerekçesiyle usul ve kanuna uygun bulmayarak yeniden bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2022/6302 E.  ,  2025/7024 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/111 E., 2021/304 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "davacılara, davasını ...'na da yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde, sözü edilen Büyükşehir Belediye Başkanlığından savunma ve delillerinin sorulması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazın (A1) harfi ile gösterilen 5.545,00 m²lik bölümü, (D) harfi ile gösterilen 2.237 m²lik bölümü ve (G) harfi ile gösterilen 10.000 m²lik bölümünün davacılar adına tesciline, Orman İdaresinin tescil talebinin kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın (A2) harfi ile gösterilen 11.577,00 m²lik bölümü ile (B), (C), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine dayalı olarak tescil istemi ile açılmış olup, temyiz aşamasında parsel sorgu sisteminde yapılan araştırmada, dava konusu taşınmazların tapuya bağlandığı, söz konusu taşınmaz bölümlerine 20 26... parsel numarasının verildiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlara hangi nedenle parsel numaraları verildiğinin ve bu taşınmazlara ilişkin kadastro çalışması yapılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinin belirlenmesi halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/son ve 27/1. maddeleri uyarınca davada Kadastro Mahkemesinin görevli olacağından görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi; kadastro tutanağı düzenlenmeyip taşınmazın kadastro çalışması dışında bir başka sebeple tapuya bağlandığının anlaşılması halinde ise, davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekili ile davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.