6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi kapsamındaki Hazine adına tescilli fındık bahçelerinin zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, kullanım kadastrosu tespitindeki hata ve davacının taraf sıfatı değerlendirmesi.
Özet: Hazine adına 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca tescil edilen fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazların kullanım kadastrosu sırasında davalı teyzenin kullanıcı olarak belirlenmesinin hatalı olduğu iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi, taşınmazların mülkiyetinin Hazineye ait olması nedeniyle tapu iptal ve tescil talebini reddetmiş; ancak davacının dedesinin taşınmazları vefatına kadar kullandığı, davacının da bu kullanıma dayanarak taraf sıfatına sahip olduğu ve davalı teyzenin taşınmazları hiç kullanmadığı tespit edildiğinden, kullanım kadastrosu tespitinin yanlış olduğuna karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2347 E.  ,  2025/6619 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1569 Esas.,2025/170 Karar.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kumru Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/199 Esas., 2024/5 Karar.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Ordu ili Kumru ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 48... parsel sayılı 1.766,35 metrekare ve 1 48... parsel sayılı 1.929,05 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1980 tarihinden beri ... kızı ...'nin kullanımında olduğu şerhi verilerek, fındık bahçesi niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı dava dilekçesinde; Ordu ili Kumru ilçesi ... Mahallesi sınırları içinde bulunan 1 48... ve 29 numaralı parsellerin evveliyatından beri kendi zilyetliğinde ve tasarrufunda olduğunu, ilgi ve alakası olmayan davalı teyzesinin kendi adına tespitini yaptırdığını ve tapuya tescilini sağladığını, her iki gayrimenkullerin kendisine ait olduğunu, davalının zilliyetliğinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, her iki parselin tapusunun iptalini, davalının yaptığı masrafların ve satın alma bedelinin nakden ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ... Mahallesi 1 48... ve ada 29 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak beyanlar kısmına ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanıldığı şerhiyle tespit gördüğünü, tapuda Hazine adına tescil edildiğini, Orman Kadastrosu ile orman olarak sınırlandırılan alanlar için yada 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan yerler için tescil davasının açılamayacağını, açıklama kısmına kullanan kişinin adının yazılacağını, orman alanlarının zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, orman vasfında iken 03.12.1981 tarihinden sonra orman vasfını kaybeden yerlerin orman sınırları dışına çıkarılamayacağını, zilyetlik ya da kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmayacağını, 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarında taşınmazlar üzerindeki muhdesat/kullanıcı tayini ve kullanım durumunun mahallinde dinlenen tespit bilirkişilerin beyanları dahilinde yapıldığını, her iki taşınmazın halen tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, kullanıcısı ...'nin Kumru Kaymakamlığından (Kumru Milli Emlak Şefliği) 02.06.2021 tarihli dilekçelerle satın alma talebinde bulunduğunu, satış işlemlerinin devam etmekte olup henüz sonuçlanmadığını, davanın süresi içinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; Kumru ilçesi ... Mahallesi 1 48... ve 29 parsel sayılı taşınmazların tapuda Orman olarak Hazine adına kayıtlı olduğunu, dava konusu yapılan yerlerin muris ... tarafından uzun yıllar kullanıldığını, fındık yetiştirdiği taşınmazlar olduğunu, muris babasının 2022 yılında vefat ettiğini, babasının ölünceye kadar bu yerdeki fındık ürününü yetiştirip toplayıp kullandığını, davacının kız kardeşinin oğlu olduğunu, taşınmazlarla bir ilgisinin olmadığını, mirasçı ve zilyet olmadığını, taşınmazlara gidip fındık toplamasına bu yıl davacının engel olduğunu, davacının dava açma hakkının olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılarak kanun hükmü gereği Hazine adına kaydedildiği, davacının dava konusunu yanlış tespit ettiği, davacının taşınmazların mülkiyetine ilişkin iddiasının olmadığı, iddiasının zilyetliğe ilişkin olduğu, taşınmazların davalı Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle tapu kayıtlarının iptalinin mümkün olmadığı, tapu kaydının iptali ve tescili talebi yönünden davanın reddine; dava konusu taşınmazları vefat edene kadar davacının dedesi ...'nin kullandığı, ...'nin 25.11.2021 tarihinde vefat ettiği, taşınmazlardaki fındık dallarını ...'nin diktiği, taşınmazları asıl kullanan kişinin ... olduğu, davacı ve annesinin ... ile birlikte yaşamaları nedeniyle ...'nin zilyetliğine istinaden taşınmazları kullandıkları, davacının ...'nin zilyetliğine istinaden taşınmazları kullanması nedeniyle taraf sıfatının bulunduğu, davalı ...'un taşınmazları hiç kullanmadığı, bu nedenle taşınmazlara ilişkin kullanım kadastrosu tespitinin hatalı olduğu'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kurulan hükümde davalı Hazine'ye ait tapu kaydına aykırı bir yön ve davalı aleyhine bir yön bulunmadığı, kamu düzenine aykırı herhangi bir durum bulunmadığı'' belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilli olduğunu, tapu sicilinin aslına uygun şekilde tutulmasında Hazinenin menfaati bulunduğunu, dava konusu taşınmazların (2/B) kullanım kadastrosu ile davacının teyzesi olan davalı ... adına tespit gördüğünü, mahallinde dinlenen bilirkişilerin beyanlarından asıl zilyedin davacının dedesi ... olduğunun anlaşıldığını, dedenin ölümünden sonra dava konusu taşınmazların davacı ve annesi ile ortak kullanıldığı, tek mirasçı olmaması durumunda davacı ile varsa diğer mirasçıların davacı konumunda olması gerektiğini, kararda davacının tek mirasçı olup olmadığının belirtilmemekte olduğunu, aktif dava ehliyeti araştırılmadan karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilen kısım yönünden eksik inceleme yapıldığını kabul kararı verilen kısım yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek 4 maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.