Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, bozma sonrası verilen konusuz kalma kararının, davalının geri alma hakkını kullanmaması yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Bir kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin başlangıçta davanın kabulüne karar vermesi, istinaf tarafından bu kararın onanması üzerine, Yargıtayın kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozduğu, bozma sonrası ilk derece mahkemesinin davanın konusuz kaldığına hükmettiği ve bunun üzerine davacı idarenin, kamulaştırmadan vazgeçme ve malikin geri alma hakkını kullanmaması durumunda 2942 sayılı Kanunun 22. maddesi kapsamında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği iddiasıyla temyize başvurduğu bir yargılama sürecini anlatan bu karar metni, kamulaştırmadan vazgeçme sonrası davanın akıbeti ve malikin geri alma hakkının kullanımının hukuki sonuçları üzerine odaklanmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/13051 E.  ,  2025/13849 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2025/263 Esas, 2025/316 Karar
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 96... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın tespit edilen kamulaştırma bedelini kesinlikle kabul etmediklerini, metrekare birim fiyatının 1.000,00 TL olarak belirlendiğini, emsallere göre taşınmazın gerçek metrekare değerinin 20.000,00 TL olduğunu, dava konusu taşınmazın... Yolu ve çevre yolunun yanında bulunduğunu, yeni ulaşım ve lojistik imkanları açısından emsalsiz bir konumda bulunduğunu belirterek dava konusu taşınmazın kıymet takdir komisyonunca belirlenmiş olan bedelinin artırılmasına, kamulaştırma bedelinin gerçek değeri üzerinden tespitine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/927 Esas, 2023/1072 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli ve 2024/12 Esas, 2024/2221 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli ve 2024/12 Esas, 2024/2221 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idarenin kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği, bu durumda usulüne uygun olarak yetkili mercii tarafından verilmiş kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma davası sonuçlandıktan ve tescil yönünden kesin karar verildikten sonra encümen kararı ile kamulaştırmadan vazgeçildiği için 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince davalının 3 aylık süre içinde geri alma hakkı olduğunu ve davalıya kamulaştırma bedelini iade etmesi halinde taşınmazı geri alabileceğinin bildirildiğini; ancak davalının geri alma hakkını kullanmadığı gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı idare vekilince sunulan temyiz dilekçesinde her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca tespit edilen bedeli iade eden malikler yönünden kamulaştırma davalarının konusuz kaldığından reddine, bedeli iade etmeyen malikler yönünden davalara devam edilerek kabul kararı verilmesi gerektiği belirtilmekte ise de 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ancak kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde uygulanması mümkün olup dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma henüz kesinleşmediğinden bu maddenin uygulanması mümkün değildir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.