Orman Kanunu 2/b sahasındaki taşınmazda mirasçıların muris zilyetliğinin tespiti davasında Hazine ve diğer davalıların temyiz itirazlarının değerlendirilmesi.
Özet: Kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına 2/B olarak tespit edilerek belirli kişilerin kullanımında olduğu şerhi düşülen bir taşınmazın, aslında tarafların murisi tarafından kullanıldığı iddiasıyla zilyetliğin muris adına tespiti ve mirasçı davacının payı oranında tescili talebine ilişkin bu davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla murisin kullanımının sabit olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiş; davalı Hazine ve diğer davalılar, eksik inceleme ve husumet itirazları ile kararları temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/55 Esas.,2025/81Karar.İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye Kadastro MahkemesiSAYISI : 2020/81 Esas., 2022/117 Karar.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ile dahili davalılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Kullanım kadastrosu sırasında, Osmaniye ili Toprakkale ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 29... parsel sayılı ve 9.869,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...'ın 1995 yılından beri tarla ve 2004 yılından beri zeytin bahçesi olarak kullanımında olduğu şerhi verilerek, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Osmaniye ili Toprakkale ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3 29... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesine göre 2/B kadastro çalışmaları yapıldığını, taşınmazın davalılar tarafından 1995 yılından bu yana tarla olarak ve 2004 yılından bu yana ise zeytin bahçesi olarak kullanıldığı yönünde tespit yapıldığını, bu tespite itiraz ettiklerini, kadastro tespit tutanağının ve eklerinin zilyetlik/beyanlar hanesi yönü ile iptali ile dava konusu taşınmazın tarafların babası olan ...'ın zilyetliğinde ve kullanımında olduğunu, murisin mirasçısı olan davacının dava konusu taşınmazda, davalılarla aynı oranda mirasçı olmak kaydı ile zilyet olduğunun tespiti ve ilgili kayıtlardaki şerhler hanesine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hazine aleyhine açılan davanın usule ve kanuna aykırı olduğunu, zamanaşımı, derdestlik, yetki, görev ve husumet itirazında bulunduklarını, açılan davanın mülkiyete yönelik olmadığını, hak sahipliğinin belirlenmesine yönelik olduğunu, Hazineye husumetin yöneltilemeyeceğini, davanın Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, kanuna, usule ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak açılan davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve taraflar arasındaki nizaya ilişkin belgeler dikkate alındığında davacının, taşınmazın babaları tarafından kullanıldığı iddiasının ispatlandığı, taksim yapılarak dava konusu taşınmazın davalı kardeşlere isabet ettiği hususunun ispatlanamadığı, davacı ve davalı kardeşler arasında dava konusu olan taşınmaz harici başka taşınmazlar dolayısıylada niza bulunduğu, savcılığa ve mahkemeye intikal etmiş olayların bulunduğu, tarafların rızai paylaşım yapmış olması ihtimalinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği'' gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ile dahili davalılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''davacı tarafın davasını ispat ettiği,dava konusu taşınmazın tarafların murisi ...’ın kullanımında olduğunun mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarıyla sabit olduğu'' belirtilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davanın kabulü kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Hazine yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ve dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın iddialarını ispat edemediğini, mahalli bilirkişilerin tamamının dava konusu taşınmazın tarafların murisince kullanıldığı yönünde beyanda bulunmamasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince tüm mahalli bilirkişiler bu yönde beyanda bulunmuş gibi gerekçe yazıldığını, dava konusu taşınmazda bulunan zeytin ağaçlarının davalılar tarafından dikildiğine dair çekişmenin olmadığını, tarafların murislerinden intikal eden tüm taşınmazlara ilişkin bilgi belgeler ve dava dosyaları dosya arasına getirtilmeden ve davacıların murisinden intikal eden taşınmazlara ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme mahiyetinde olduğunu, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereği, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Orman Kadastro Komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemi sonucu taşınmazdaki kullanım şerhinin usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ile dahili davalılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Davalılardan alınan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.