İlamlı icra takibinde fiilen gerçekleştirilmeyen şirket pay senetleri haczi şikayetinin hukuki yarar yokluğundan reddi kararının onanması.
Özet: Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, üçüncü kişi bir şirket, hissedarlarının pay senetlerine yönelik uygulandığını iddia ettiği haciz işleminin iptalini talep etmiştir; ancak Yüksek Mahkeme, icra müdürlüğü kayıtlarında şirket pay hisseleri üzerine fiilen bir haciz işlemi uygulanmadığını belirterek, şikayetçi şirketin bu konuda hukuki yararının bulunmadığına karar vermiştir. Bu nedenle, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin şikayeti reddeden kararları, farklı gerekçelerle olsa da sonuç itibarıyla doğru bulunmuş ve temyiz başvurusu reddedilerek onanmıştır.
12. Hukuk Dairesi         2025/6880 E.  ,  2025/7297 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3.kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, şikayetçi üçüncü kişi şirketin, şirket hissedarlarına ait basılı pay senetleri bulunduğunu, bu hususun pay defterine de işlenmesine karşın İİK’nın 88... . maddelerine aykırı olarak pay senetleri muhafaza altına alınmaksızın haciz işlemi uygulandığını belirterek hacze ilişkin tüm işlemlerin iptali ile haczin fekkine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetçi şirket hakkında takip yapılmadığından takipte taraf olmayan üçüncü kişinin haczin kaldırılmasını isteyemeyeceğinden şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı şikayetçi üçüncü kişi şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
HMK'nın 114/1-h maddesinde davacının dava açmakta hukuki yararının olması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 115. maddesi uyarınca da, taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği gibi, mahkemece de davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilerek, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. İİK'nın 16. maddesi uyarınca şikayet yoluna icra müdürlüğünün işleminden zarar gördüğünü ileri süren herkes başvurabilir. Şikayet yoluna başvurabilmesi için şikayet konusu işlemin iptali veya düzeltilmesinde şikayette bulunanın korunmaya değer hukuki bir yararının bulunması ve o işlemin doğrudan doğruya şikayetçinin kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve işlemin şikayetçinin zararına bulunması gerekir. Bir başka deyişle şikayet edebilmek için hukuken korunmuş menfaatleri ihlal olunan durumunda bulunmak gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, Antalya Genel İcra Dairesi’nin 04.11.2025 tarihli müzekkere cevabında “yapılan fiili hacizlerde şirketin pay hisselerinin alacaklı vekilinin talebi üzerine haczedilmediği, müdürlük dosyasında ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı’na yazılan müzekkereler neticesinde şirketin pay hisselerine haciz işlenilmediğinin” bildirildiği dolayısıyla ortada yapılmış bir haciz olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 18.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.