Kadastro tespitine itiraz davasında, zilyetlikle iktisap ve mera vasfı iddialarının reddedilerek Hazine adına yapılan tescilin temyizen onanması.
Özet: Temyiz incelemesinde, davacıların kadastro tespitine itiraz ederek, çeşitli parseller üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak mülkiyet iddia ettikleri davada, özellikle mera vasıflı taşınmazların süresiz zilyetlikle dahi iktisap edilemeyeceği ve diğer parselde ise ekonomik amaca uygun zilyetliğin ispatlanamadığı gerekçeleriyle, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davanın reddine ilişkin kararları usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/4984 E.  ,  2025/6957 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1640 E., 2023/760 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Çerkeş Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/5 E., 2022/98 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davanın davacısı ... vekili ve birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı ... vekili ve birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2 64... parsel sayılı 3.075, 98... yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı belirtilerek, arsa vasfıyla beyanlar hanesinde parsel üzerindeki kargir evin ... oğlu ...’a ait olduğu şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiş; 2 64... parsel sayılı 7.322.951,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise kadim mera olduğu ve mera komisyon kararı ile mera olarak sınırlandırılan taşınmazlardan olduğu belirtilerek, mera vasfıyla sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 2 64... sayılı parselin tamamının, 2 64... sayılı parselin bir kısmının adına tescili istemiyle; davacı Hazine vekili, dava konusu 2 64... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine verilen şerhlerin silinmesi gerektiği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davalı ... hakkında açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. ve 115/2. maddeleri uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 2 64... parsel sayılı 3.075,98 m² yüzölçümlü arsa nitelikli taşınmazın Hazine adına 10.06.2021 tarihli komisyon tutanağı gibi tapuya tesciline, 2 64... parsel sayılı 7.322.951,76 m² yüzölçümlü taşınmazın mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hükmün, asıl davanın davacısı ... vekili ve birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 2 64... sayılı parsel ile yine dava konusu edilen ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6.966,88 m²lik alanın 2 64... parsel sayılı mera vasfıyla tespit edilen taşınmazın içerisinde yer aldığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı tarafın ekonomik amaca uygun şekilde zilyetliğinin bulunduğunun ispatlanamadığı gibi, krokisinde (A) harfi ile gösterilen alanın kendisinden arta kalan mera vasıflı taşınmaz ile eğim, bitki örtüsü ve toprak yapısı bakımından benzer özelliklere sahip olduğu, mera vasfında olduğu, kaldı ki meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin, süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkün olmadığından ve taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının da oluşmadığı, dava konusu 2 64... sayılı parselin beyanlar hanesine yönelik incelemede, dosya içeriğine, mahkemece yapılan keşif, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacı Hazine adına arsa vasfıyla tespit edilen taşınmaz üzerine davalı tarafından kadastro tespitinden önce yapıldığı anlaşılan yapının kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde davalı adına muhtesat şerhi verilmesinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca yerinde olduğu gerekçeleri ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, asıl davanın davacısı ... vekili ve birleşen davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davacısı ... vekili ve birleşen davanın davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden asıl dosyada davacı birleşen dosyada davalı ... 'dan alınmasına,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.