Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığın telefonla sürekli rahatsız ederek kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Sanık hakkında, katılanın istememesine rağmen telefonunu sürekli araması eylemiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararı, daha önce basit yargılama usulü açısından bozma kararı verilmesine rağmen, sonrasında genel hükümler çerçevesinde yeniden yapılan yargılamada eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, toplanan delillerin vicdani kanaati desteklediği ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, sanık müdafiinin beraat talepli temyiz itirazlarının reddedilerek oy birliğiyle onanmıştır.
12. Ceza Dairesi         2025/2307 E.  ,  2025/8808 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/239 E. - 2024/513 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62, 50, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin, 02.11.2023 tarihli, 2023/1354 Esas, 2023/4709 Karar sayılı ilamıyla; basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması zorunluluğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulması yönündeki karar ile basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara sanık müdafiinin itiraz etmesi nedeniyle genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123/1, 62, 50, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın, katılanın kullanmış olduğu telefon numarasını katılanın istememesine karşın sık sık aradığı olayda katılanı rahatsız eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde karar verildi.