Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ve istinaf başvurusunun esastan reddi kararını, sanık savunmasının itirazlarına rağmen oy birliğiyle onamıştır.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı, tanık beyanlarının taraflı olduğu, eksik inceleme yapıldığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş; ancak eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanıtlarla sabit olduğu, suç vasfının doğru nitelendirildiği ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu kabul edilerek temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3229 E., 2023/1820 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz istemi özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, taraflı olan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, eksik ve yetersiz inceleme sonucunda hatalı karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanığın beraat etmesi gerektiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇESanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.