Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kamulaştırma bedeli tespiti davasında emsal değerlendirme ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı etkisi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili istemine ilişkin davada, Bölge Adliye Mahkemesinin emsal taşınmazların imar durumu yeterince incelenmediği gerekçesiyle Yargıtayca bozulan kararı sonrası, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir; davacı idarenin, bu karara karşı taşınmaz değerinin yüksek belirlendiği ve faiz hükmünün hatalı olduğu yönündeki temyiz itirazları ise, bozmaya uygunluk, emsal karşılaştırmalı değer biçmede isabetsizlik bulunmaması ve kazanılmış haklar gözetilerek Yargıtay tarafından reddedilmiştir.

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2164 Esas, 2024/2327 KararKARAR: KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştirBölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kars ili, ..., Mahallesi 14 06... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesini 09.07.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1932 Esas, 2022/2978 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyledavanın kabulüne karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; emsal taşınmazın satış senedi var ise de satış tarihleri ve satış bedellerinin uyuşmadığı, diğer emsal taşınmaz olarak alınan Bülbül mahallesi 2 60... parsel sayılı taşınmazın satış senedinin olmadığı, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz birim metrekare değerinin yüksek belirlendiğini, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yerinde değildir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; faize ilişkin (2) numaralı bendinde yer alan " dava tarihinden ilk derece mahkemesinin son karar tarihi olan 09.07.2021 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "dava tarihinden 4 ay sonrası olan 28.01.2018 tarihinden 09.07.2021 tarihine kadar yasal faize" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O YYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.Bu nedenle somut olayda kanaatimce;Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas-2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesi ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi(aynen temyiz incelememize konu Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4 üncü Hukuk Dairesinin; “dava tarihinden itibaren ilk derece mahkemesinin son karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesine ilişkin” kararında olduğu gibi)” gerekmekte ise de;Davalı tarafın, “dava tarihinden itibaren” “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin” Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de söz konusu olmadığından, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen, sonucu ve diğer yönleri itibarıyla katıldığım, “Düzeltilerek Onanma Kararı”nın, “Gerekçe” bölümünün 4 No’lu bendinde yazılı olan gerekçelere (hususen de bu bentte yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği” gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 16.10.2025